On yaşındaydım. Yaz boyu ailemle birlikte Ağrı Dağı’nın eteklerinde, Serdar Bulağı’nda çadır kurardık. Dağın gölgesi akşamları üzerimize serinlik gibi inerdi, sabahlarıysa güneş, sanki toprağı değil, insanın içini ısıtırdı.
Çadırlarımız yan yana dizilirdi. Kürt’ün çadırı, Türk’ün çadırına omuz verirdi. Uzaktan bakınca bir halay gibi görünürdü o sıra. El ele tutuşmuş, diller ayrı olsa da ritmi bir olan bir halay. Sofralarımız da öyleydi, birinin ekmeği diğerinin tuzuna değmeden doyulmazdı.
Bizim çadırdan üç çadır ötede bir aile vardı. Onların da benim yaşlarımda bir kızı… Adını unuttum ama gülüşünü aklımda halen. Dilimiz farklıydı, ama oyunun dili birdi. Taşlardan evler kurar, tozdan yollar çizer, akşam olunca annelerimizin sesleriyle aynı anda dağılırdık.
Bir gün, akşamüstü… Dağın rengi koyulaşmaya yüz tutmuşken bir çığlık yırttı sessizliği. İnce, keskin, içe işleyen bir çığlık. Hepimiz o yöne koştuk. Kalabalık çadırın önünde toplanmıştı.
Gördüğüm manzarayı hâlâ unutamam.
Bir kurt… Açlığın sertliği gözlerinde, doğanın kanunu dişlerinde. Bir kuzu… Boynu korkuyla titreyen, henüz dünyayı yeni tanımış bir masumluk. Ve o küçük kız… Kuzunun boynuna sarılmış, ayaklarını yere kenetlemiş. Kurt çekerken o daha çok sarılıyor. Korkuyordu elbette, ama bırakmıyordu.
Kalabalık arttıkça kurt dağın eteğindeki ormana kaçtı.
Belki insanın çokluğundan, belki o çocuğun kararlılığından. Ama asıl olan şuydu, o gün, bir çocuk korkusuna rağmen bir canı savunmuştu.
O an, o dağ sadece taş değildi artık. Vicdanın kendisiydi.
Şimdi dönüp doğudaki insanları düşünüyorum. Dışarıdan bakıp anlamayanları… Oysa bir çocuğun, bir kurdun karşısında kuzuyu bırakmadığı yerde, kim, neyi alabilir bizden?
Bir halk ki çocukları bile merhameti korkunun önüne koyabiliyor… Bir halk ki sofrada ekmeği bölüşürken, tehlikede yüreğini ortaya koyuyor… Böyle bir yerden düşman ne alabilir?
Alsa alsa, kendi kibirini alır. O kibir, o dağların tozunda boğulur.
Çünkü bazı coğrafyalar sadece toprak değildir. Bazı dağlar sadece yükselmez… İnsanlığın sınırını çizer.
Bazı çocuklar vardır…
Bir kuzuyu kurtarırken, aslında bir halkın vicdanını taşırlar.
Yorumlar
Kalan Karakter: