Bir Bayrağın Gölgesinde Duygulanan Bir Ömrün Hikâyesi
Bakü’ye ilk geldiğim günü hiç unutamam…
Hazar’ın serin rüzgârı yüzüme vururken, gözlerim bir anda gökyüzüne yükselen o devasa bayrağa takıldı.
Azerbaycan bayrağı…
Sadece bir kumaş değildi o… Bir milletin hafızası, şehitlerin emaneti, tarih boyunca bastırılmak istenen bir halkın yeniden ayağa kalkışının sembolüydü.
Hazar kıyısında nazlı nazlı dalgalanıyordu…
Mavi, kırmızı ve yeşil renkler göğe karışırken, insanın içine tarif edilmez bir güven ve sevinç doluyordu. O an anladım ki bazı bayraklar sadece göndere çekilmez; bazı bayraklar insanın kalbine dikilir.
Ben bugün 70 yaşındayım…
Belki 10 yaşından beri, çocukluk yıllarımdan bu yana içimde hep aynı hayal vardı: Türk dünyasının bayraklarının özgürce dalgalandığı günleri görmek…
Yıllarca nice acılar, ayrılıklar, hasretler anlatıldı bize. Sovyet döneminin sessizliği, yasaklanan kimlikler, susturulan türküler, kapanan kapılar…
Ama tarih bazen sabırla bekleyen milletlere yeniden kapı açar.
Bakü’de o bayrağı görünce, yıllardır içimde büyüttüğüm özlemin ete kemiğe büründüğünü hissettim. Gözlerim doldu… Çünkü o bayrak yalnızca Azerbaycan’ın değil; umudunu kaybetmeyen bütün gönüllerin bayrağıydı.
O anda rahmetli Mehmet Emin Resulzade’nin o ölümsüz sözü yankılandı zihnimde:
“Bir kere yükselen bayrak, bir daha inmez.”
Bu söz sadece siyasi bir cümle değildir.
Bu söz; esaret görmüş bir milletin yemini, istiklâlin duası ve geleceğe bırakılmış bir vasiyettir.
Bugün Bakü sokaklarında yürürken insan şunu hissediyor:
Azerbaycan artık yalnızca petrolüyle, modern binalarıyla ya da ışıklı caddeleriyle değil; özgüveniyle büyüyor. Çünkü bir milletin en büyük zenginliği, kendi bayrağına korkmadan bakabilmesidir.
O devasa bayrak direği, Hazar’ın kıyısında sadece kumaş taşımıyor…
Bir tarihi taşıyor.
Karabağ şehitlerinin duasını taşıyor.
Ana dilini unutmayan ninelerin sabrını taşıyor.
Türk dünyasının ortak hafızasını taşıyor.
Ben o bayrağa bakarken yalnız Azerbaycan’ı görmedim…
Bir milletin yeniden dirilişini gördüm.
Ve anladım ki insan bazen bir şehri değil, bir duyguyu ziyaret eder.
Bakü’de beni en çok etkileyen şey binalar değil, yollar değil, ışıklar değildi…
Hazar’ın kıyısında özgürce dalgalanan o bayraktı.
Çünkü bazı bayraklar rüzgârla değil, milletin yüreğiyle dalgalanır.
Yorumlar
Kalan Karakter: