Iğdır ili, 1927 nüfus sayımına göre %1,48 okur-yazar oranına sahipti. Bunlar da büyük ihtimalle memurlar, subaylar, İrevan göçmenleri ve cami imamlarından oluşuyordu. Üstelik çoğu yalnızca temel seviyede okur-yazardı.
Iğdır’da 1965 yılına kadar bir lise yoktu. Maddi imkânı olan çok az kişi Kars, Erzurum ve Trabzon’a giderek lise okuyabiliyordu. Bundan 51 yıl önce açılan Iğdır Lisesi ise yalnızca şehir merkezine değil, çevre ilçe ve köylere de eğitim hizmeti verdi.
Bu liseden yetişen binlerce kişi bugün devletin çeşitli kademelerinde hizmet etmektedir. Iğdır Lisesi sadece bir okul değildir; bir ilim yuvası, Iğdır’ın tarihî hafızası, şehre mühür vurmuş bir tapu ve Iğdır insanının gönlünde çok özel bir yere sahip tarihî bir mirastır.
Bir toprağı vatan yapan yalnızca üzerinde yaşayan insanlar değildir. Atalarımızdan bize miras kalan tarihî ve kültürel yapılar, yer adları ve coğrafi hafıza da bu tapunun ayrılmaz parçalarıdır.
Maalesef birçok köyün eski yerleşim adları değiştirildi. Ekerek’in Üçkaya’ya, Amarat’ın Çakırtaş’a dönüştürülmesi gibi… Eski koçbaşı mezar taşları, su depoları, eski hastane, eski belediye binası, Haydar Aliyev Parkı, şehirden geçen su kanalları, hamamlar, eski hayvan pazarı, taş evler ve “Yeşil Iğdır” olarak hafızalara kazınan birçok değer birer birer yok oldu.
Iğdır Lisesi’nin Iğdır insanındaki yeri ise çok başkadır. Bu lise güçlendirilerek, aslına uygun şekilde yeniden inşa edilip aynı adla Iğdır’a yeniden kazandırılabilir. Çünkü geçmişi olmayanın geleceği de olmaz. Modernlik uğruna geçmişimizin değerlerini yok etmeyelim.
Yorumlar
Kalan Karakter: