İnsan, dünyaya geldiği ilk andan itibaren güvenerek yaşamaya başlar. Bir bebeğin annesinin kucağında huzurla uyuması, güvenin ilk ve en saf hâlidir. Daha gözlerini yeni açmış bir çocuk bile, kendisini tutan ellerin düşürmeyeceğine inanır. Hayatın temeli işte bu görünmez bağ üzerine kuruludur.
Güven olmadan ne aile olur, ne dostluk, ne komşuluk, ne de toplum. İnsanlar birbirlerine inanmayı bıraktıkları gün, kapılar kapanır, gönüller daralır ve hayat zorlaşır. Çünkü güven, sadece bir duygu değil; birlikte yaşayabilmenin en önemli şartıdır.
Ne var ki hayat, insana her zaman güvenin karşılığını vermez. Kimi zaman dost bildiğimiz kişiler hayal kırıklığına uğratır bizi. Kimi zaman emek verdiğimiz insanlar vefasız çıkar. Kimi zaman da en çok inandığımız yerden yara alırız. İşte o zaman insanın içine bir kuşku düşer. Bir daha aynı şekilde güvenmek istemez.
Fakat birkaç kişinin yanlışlığı yüzünden bütün insanlığa sırt çevirmek de doğru değildir. Çünkü kötülük kadar iyilik de vardır bu dünyada. İhanet edenler olduğu gibi, sözüne sadık kalanlar da vardır. Menfaat peşinde koşanlar olduğu gibi, karşılıksız sevenler de vardır.
Asıl mesele, güvenmeyi tamamen bırakmak değil; güvenilecek insanları tanıyacak hikmete sahip olmaktır. Güven körü körüne teslim olmak değildir. Güven, akıl ile kalbin birlikte verdiği bir karardır. İnsan tedbirli olabilir, dikkatli olabilir; ama kalbini tamamen kilitlerse yalnızlaşır.
Bugün dünyanın en büyük problemlerinden biri, insanların birbirlerine olan güvenlerinin azalmasıdır. Herkes karşısındakinden şüphe ediyor, herkes kendisini korumaya çalışıyor. Oysa hayatın güzelliği biraz da risk almaktadır. Dostluk, sevgi ve kardeşlik ancak güvenle yeşerir.
Unutmamak gerekir ki güven vermek de güvenmek kadar değerlidir. Dürüst olmak, sözünde durmak, emanete sahip çıkmak, insanların arkasından değil yüzüne konuşmak güvenin temel taşlarıdır. Güven isteyen insan önce güvenilir olmayı öğrenmelidir.
Sonuç olarak insan, güvenmeden yaşayamaz. Aldanabilir, kırılabilir, üzgünlükler yaşayabilir; fakat yine de kalbinde güvene yer bırakmalıdır. Çünkü insanı hayata bağlayan şey sadece ekmek ve su değil, aynı zamanda birbirine duyduğu güvendir.
Ve belki de hayatın en büyük zenginliği, arkanı döndüğünde seni yarı yolda bırakmayacağını bildiğin birkaç insanın varlığıdır.
"Güven, bir günde kurulmaz; bir ömürde kazanılır, bir anda kaybedilir."
Yorumlar
Kalan Karakter: