Bugün dünyada yaklaşık 400 milyon nüfus ve 15 milyon km² yüzölçümüne sahip Batı Asya ve Kuzey Afrika’da 22 Arap devleti yaşamaktadır.
Bu 22 Arap devletinden birisi de yaklaşık 12 milyon nüfusa sahip Filistin’dir. Filistinlilerin yarıdan fazlası Filistin dışında yaşamaktadır. 20. yüzyıldan günümüze kadar Yahudi ve Arap milletleri arasında mücadeleye neden olan Filistin, 15 Kasım 1988 tarihinde Cezayir’de bağımsızlığını ilan eden bir ülkedir. Doğu Akdeniz ve Orta Doğu’da toprakları bulunmaktadır. Filistin; Hristiyanlar, Müslümanlar ve Yahudiler için kutsal toprak olarak sayılmaktadır.
Filistin, 1516-1918 yılları arasında 402 yıl Osmanlı hâkimiyetinde kaldı. Osmanlılardan sonra bölge İngiliz işgaline geçti. İngilizlerin cetvelle sınır çizme ve sorun bırakma geleneği sonucu 1948 yılında İsrail devleti kuruldu.
Filistin halkının %93’ü Müslüman ve Sünni olup, geri kalanı Hristiyan veya Yahudi’dir.
Filistin’de sorunlar 1918 yılından sonra başlayıp artarak devam etti. 1948’de İsrail’in kurulmasıyla birlikte 78 yıldır sözde uygar dünyanın gözü önünde insanlık tarihinin en vahşi, en zalim, en acımasız soykırımı yaşanmaktadır. Filistinliler çadırlarda, kamplarda en zor şartlarda yaşamaktadır.
Filistin nüfusunun yarıdan fazlası Filistin dışında yaşamaktadır. Filistin açık cezaevine dönüştürülmüş; yüksek duvarlar, tel örgüler, hücre ve hapis cezaları, işkenceler, tecavüzler sıradan olaylar hâline gelmiştir. Filistin’e yaşama hakkı tanınmamaktadır.
Bugün Filistin yaklaşık 5.700.000 nüfusa sahiptir. Gazze Şeridi ve Batı Şeria ile birlikte 6.220 km² yüzölçümüne sahiptir. Filistin’de zulüm 78 yıldır aralıksız devam etmekte, 7 Ekim 2023’te başlamamıştır.
İsrail ordusu, 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana 20 bini çocuk olmak üzere 72 bin masum insanı öldürmüş, 172 bin kişiyi yaralamış; Gazze’yi yerle bir ederek büyük bir soykırım gerçekleştirmiştir.
Filistin’de annelerin yürek acısı ve feryadı arşı âlâya çıkmış, gözyaşı pınarları kurumuştur.
İslam coğrafyasının çıban başı olan garnizon, terörist ve siyonist devlet İsrail; arkasına büyük emperyalist ve zalim ABD’yi alarak aynı zulmü Türk-İslam coğrafyasının bir parçası olan, Haydar-ı Kerrar yiğitler diyarı İran’da da yapmaktadır.
Bu zalimler ne mezhebe, ne meşrebe, ne ırka bakmaktadır. Libya, Filistin Sünni; İran Şii—bunlar için hiçbir fark yoktur. Geçmişte Vietnam, Panama gibi nice mazlum ülkeler vardı. Sırada Kanada, Küba, Grönland; hiç fark etmiyor.
Zalimin anladığı tek şey vardır: Sonu ölümlü olan bu dünyada, onlardan korkmadan karşı koymak; birlik ve beraberliğimizi bozmamak; her zaman mazlumun yanında, zalimin karşısında olmaktır.
Yüce Allah Türk-İslam âlemini ve mazlumları bu zalimlerin şerrinden korusun. Bu zalimleri de kahru perişan etsin.
Yorumlar
Kalan Karakter: