Anadolu geleneksel el sanatlarının en zarif halkası olan oyalar, Erzurumlu kadınların elinde sessiz bir iletişim aracına dönüşüyor. Şehir Tanıtım Uzmanı Canan Şimşek, "Türkan Şoray Kirpiği"nden "Peynir Oyası"na, "Kardelen"den "Limon" motifine kadar sandıklarda saklanan asırlık ilmeklerin sosyolojik ve psikolojik hikayelerini anlattı. Kadınların sevgisini, öfkesini ve hayallerini iğneyle ipliğe döküşünün öyküsü detaylarda.
Erzurum’da Oyaların Gizli Dili: Türkan Şoray Kirpiğinden Peynir Oyasına Asırlık İlmekler
Anadolu’nun köklü el sanatları arasında müstesna bir yere sahip olan oyalar, sadece birer süs unsuru olmanın çok ötesinde, yüzyıllardır kadınların gözyaşını, gülüşünü, emeğini ve zarafetini taşıyan sessiz birer çığlık niteliği taşıyor. Söyleyemedikleri sözleri, hissettikleri derin duyguları iğne, mekik ve şiş yardımıyla ipliklere döken Erzurumlu kadınlar; ürettikleri motiflere verdikleri isimlerle de dikkat çekiyor. Erzurum kültüründe yer edinen "Türkan Şoray Kirpiği, Limon, Kardelen, Muska, Dut, Lisvak, Merdiven, Çavuş Sırması, Tren Yolu ve Peynir" gibi oya isimlerinin her birinin arkasında derin sosyolojik ve kültürel hikayeler barınıyor.
İlçeden İlçeye Değişen "Dut", Güçlü Kadını Simgeleyen "Kardelen"
Erzurum’un tarihi ve kültürel zenginliğini oyalar üzerinden değerlendiren Şehir Tanıtım Uzmanı Canan Şimşek, her bir motifin asırlık birer hafıza kartı olduğunu belirtti. Doğunun çetin coğrafyasında kadının gözlemlerini yazmalara aktardığını ifade eden Şimşek, oya türlerinin şifrelerini şu sözlerle aktardı:
"Örneğin bir 'Kardelen Oyası' var. Dışarıdan bakanlar bunu genelde papatya oyası zanneder. Ancak bu motif Erzurum’un Karayazı ilçesinde doğan, tüm zorluklara ve soğuğa rağmen baş kaldıran kardelen çiçeğidir; yani güçlü kadını temsil eder. Geçmişte padişahların giydiği koruyucu, tılsımlı gömlekler ise karşımıza 'Muska Motifi' olarak çıkıyor. Erzurumlu kadın bu muska oyasını başörtüsüne işlerken aynı zamanda dualar okuyarak sevdiğini korumayı amaçlamış. Yine yöremizde farklı 'Dut Oyaları' mevcut. Biri Tortum, diğeri Olur ilçemize ait. İkisi de boncuklu oya olmasına rağmen Tortum’daki dut motifi biraz daha küçük, Olur’daki ise daha büyüktür. Bu da bize, dut oyası bile olsa kadının kendi ilçesinde gördüğü, tanıklık ettiği doğayı ne kadar özgün nakşettiğini gösteriyor."
Kıtlama Çayın Limonu Ve Yeşilçam’ın Sultanı Yazmalarda
Erzurum’un dondurucu soğuklarında iç ısıtan geleneklerin de el sanatlarına sirayet ettiğini dile getiren Canan Şimşek, kültürün sanata yansımasını anlatmaya şöyle devam etti:
"Erzurum soğuk bir şehir ve buralarda limonlu çay içmek çok meşhurdur, adeta bir kültürdür. Haliyle çayda limon bu kadar çok olunca, 'Limon Oyamız' da kadınların başörtülerinde olmazsa olmaz bir yer edinmiştir. 'Merdiven Oyası' ise evrensel bir felsefeyi taşır. Her şey zıttıyla terbiye olur; iyi ve kötü, güzel ve çirkin, siyah ve beyaz iç içe geçmiştir. Merdiven oyası bir nevi basamaklarıyla dünyayı, hayatın evrelerini temsil eder. Kadın yaşadığı coğrafyadan, yediklerinden etkilendiği gibi popüler kültürden de etkilenmiştir. İşte Yeşilçam sevgisinin bir tezahürü olarak 'Türkan Şoray Kirpiği Oyası' doğmuştur. Askerliği, disiplini simgeleyen 'Çavuş Sırması' motifindeki siyah boncuklar ordunun neferlerini anlatırken; Doğu Anadolu hayvancılığının ve mutfağının baş tacı olan 'Peynir Oyası' da kadının hayat alanını yazmaya aktardığı en güzel örneklerden biridir."
Sandıklardan Çıkan Psikolojik Ve Sosyolojik İletişim Aracı
Özenle hazırlanan çeyiz sandıklarında saklanan ve yemeni, çember, yazma, gömlek kolları ile etek uçlarını süsleyen oyalar, Anadolu kadınının dış dünyaya açılan penceresidir. Kadınlar bazen sevgisini ve hayallerini, bazen de öfkesini, kıskançlığını veya uğradığı bir haksızlığı oyaların renkleri ve motifleri üzerinden muhatabına ilan etmiştir.
Yapılan bilimsel ve kültürel araştırmalar; oya adlarının sadece birer el işi terimi olmadığını; sosyoloji, psikoloji, botanik, zooloji, dil bilimi ve tarih gibi pek çok bilim dalıyla doğrudan bağlantılı zengin bir kültürel miras olduğunu ortaya koyuyor. İnce bükümlü ipliklerin ilmik ilmik atılmasıyla hayat bulan bu motifler, Erzurum'un ve Anadolu'nun yaşayan en estetik hafıza kalıntılarından biri olarak korunmaya devam ediyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: