Iğdır Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi öğretim üyeleri, Balkan Türklerinin 113 yıldır kayıp olan halk hikâyesi "Uslu ile Süslü"yü uzun süren araştırmalar sonucu gün yüzüne çıkardı. 1912’de kaleme alınan ve Osmanlı-Rus Savaşı’nın acılarını anlatan bu kültürel miras, ilk kez Latin alfabesiyle basıldı.
Iğdır Üniversitesi Balkan Türklerinin Kayıp Hikâyesini Yeniden Gün Yüzüne Çıkardı
Türk halk edebiyatı ve kültürü adına tarihi bir gelişme yaşandı. Iğdır Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Halk Edebiyatı öğretim üyeleri Doç. Dr. Oğuz Doğan ve Doç. Dr. İsmail Abalı, Bulgaristan'ın Deliorman bölgesinde yaşayan Türklerin 113 yıllık halk hikâyesi olan ve literatürde "kayıp" olarak geçen **"Uslu ile Süslü"**yü yeniden kültür dünyasına kazandırdı.
"Bir Deliormanlı" Mahlasıyla Yazılan Ortak Feryat

1912-1913 yıllarında Osmanlı Türkçesiyle ve manzum (şiirsel) olarak kaleme alınan eserin üzerinde bir yazar ismi bulunmuyor; sadece "Bir Deliormanlı" ibaresi yer alıyor. Doç. Dr. İsmail Abalı, bu mahlasın o dönem Balkan Türklerinin çektiği ortak acıyı ve feryadı tüm millete mal etmek amacıyla seçildiğini vurguluyor.
Ay ve Yıldızın Hikâyesi: Kimlik Mücadelesi
Hikâye, göğsünde ay şeklinde doğum lekesi taşıyan Uslu isimli erkek çocuk ile yıldız şeklinde leke taşıyan kız kardeşi Süslü’nün etrafında şekilleniyor. Ancak bu sadece iki kardeşin masalı değil; 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) ve Balkan Savaşları döneminde Türklerin kimliklerini koruma ve vatan toprağında tutunma mücadelesinin epik bir anlatımıdır.
Masaldan Tarihin Soğuk Gerçekliğine
Doç. Dr. Oğuz Doğan, eserin önemini şu sözlerle ifade ediyor:
"Uslu ile Süslü, 113 yıldır bir nisyan (unutulmuşluk) denizinde saklı kalmıştı. Eserin ikinci bölümü okuru masalsı atmosferden alıp tarihin en soğuk yüzüyle, Plevne’de saf tutan Deliormanlı Yaşar’ın direnişiyle tanıştırıyor. Bu, vatan toprağından koparılmak istenen bir milletin dramatik serüvenidir."
"Bu Kitap Bir Cevherdir"
Yıllar önce araştırmacı Ahmet Şerifli’nin "Uslu ile Süslü eminim bir gün kitap olarak basılacak ve bir cevher olarak sunulacaktır" şeklindeki öngörüsü, Iğdır Üniversitesi’nin bu çalışmasıyla gerçek oldu. Tozlu raflarda bekleyen bu çığlık, 2026 Türkiye'sine bir vefa borcu olarak taşındı.
Sanal Ortamda Ücretsiz Sunulacak
Türk motifleriyle bezenmiş bu anlamlı eser, sadece raflarda kalmayacak. Iğdır Üniversitesi’nin girişimiyle hazırlanan kitap, Türk dünyasındaki tüm okuyucuların ulaşabilmesi için sanal ortamda ücretsiz olarak paylaşıma sunulacak.
Yorumlar
Kalan Karakter: