Tekirdağ Yeniçiftlik Hz. Abbas Camii’nde düzenlenen anma programına binlerce Ehl-i Beyt aşığı akın ederken, Türkiye Caferileri Lideri Özgündüz önemli mesajlar verdi.
17 Mayıs Pazar günü Yeniçiftlik Hz. Abbas Camii Derneği tarafından düzenlenen anma programına, Türkiye Caferileri Lideri Selahattin Özgündüz, CABİR Başkanı Ehed Talan, CAFERİDER Başkanı Hasan Babur, Zeynebiye Derneği Başkanı Ali Şahintekin, ATADER Başkanı Rüstem Atam, Çerkezköy Ehl-i Beyt Dergahı Dedesi Seyyid Sinan Boztepe, CABİR alimleri, Zehra Ana Derneği, İFA Spor ve ZHGM’nin kıymetli yönetim kurulu üyeleri, siyasi parti temsilcileri, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve İstanbul’un dört bir yanından gelen Hz. Abbas (a.s) âşıkları akın etti.
Eğitimci Taner Kırhan’ın sunduğu anma programı saygı duruşu, İstiklal Marşı ve Caferi Alimi Alican Akbalık’ın okuduğıu Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.
Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından, Yeniçiftlik Hz. Abbas Camii Alimi Ziya Gök ve Dernek Başkanı H. Süleyman İlter katılımcılara hoş geldiniz konuşması yaptı.
Programda konuşan CAFERİDER Başkanı Hasan Babur, “Yaşadığımız bu cennet ülkede inandığımız kitabı doğru anlayarak ve doğru yaşayarak hayatımızı iademe ettirmekle mükellefiz. Çünkü bizim bir iddiamız var. Hz. Peygamber’in (s.a.v) getirdiği dini ve Ehl-i Beyt’ten bize yansıyan bu süreci doğru anlamak ve doğru yaşamak gerekmektedir. Ehl-i Beyt'i sadece sözde sevmenin yeterli olmadığı düşünmekteyim. Necip milletimiz ve Türk toplumunun tamamı bu sevgiyi istisnasız bir şekilde yüreğinde taşımaktadır. Ancak yaşam biçimimizi Ehl-i Beyt çizgisine göre ortaya koymayıp, hayatımızı bu eksende idame ettirmiyorsak, bu noktada kendimizi sorgulamamız gerekmektedir." dedi.
Türkiye Caferileri Lideri Selahattin Özgündüz, “Mutlak hak, İslam'dır.

Sayın Cumhurbaşkanımızın da değindiği gibi biz her şeyden önce, Müslümanız. Bunda kimsenin tereddüdü olmamalı. Ve kelime-i şehadeti getiren herkes Müslümandır. “Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah” diyen birisine “Sen Müslüman değilsin, mümin olamazsın” deme hakkı kimsenin yoktur.
Peki ölçümüz ne olmadır? Peygamberimiz bizlere ölçü olarak“Kur’an ve Ehl-i Beyt’i” esas kılmıştır. Ne yazık ki bir kısmımız “Kur'an'a sarıldık” deyip Ehl-i Beyt'i ihmal ediyoruz, bir kısmımız “Biz Ehl-i Beyt'e sarılmışız, doğru yoldayız” deyip Kur'an'ı ihmal ediyor. Kur'ansız Ehl-i Beyt doğru anlaşılmaz, Ehl-i Beyt'siz de Kur'an doğru anlaşılmaz.
“Her zalim Yezid'dir, her mazlum da Hz. Hüseyin'dir.” Bu, slogan üzerinde kimseden itiraz görmüyorum. Hayır hiçbir zalim Yezid değildir. Yezid, nevi şahsına münhasır bir zalimdir. Hiçbir mazlum da Hz. Hüseyin (a.s) değildir. O da nevi şahsına münhasır bir mazlumdur.
Kimseyi Hz. Hüseyin'e (a.s) benzetmeyin. Siyasi, ideolojik görüşünüze Hz. Hüseyin'i (a.s) alet etmemeliyiz. Hiçbir gün Aşura'yla kıyaslanmaz. Aşura nevi şahsına münhasırdır. O hareketin içinde bir milim, bir nanometre haktan sapma yoktur. Hakla başlamış, haklı başlamış, haklı devam etmiş ve hakla mühürlenip bitmiştir, sonuçlanmıştır. Selam olsun Hz. Hüseyin'e (a.s.), Alemdarı'na, yaranına, Zeyneb'ine.
Hz. Abbas (a.s) Kerbela’da öz kardeşlerini Hz. Hüseyin'e (a.s) kurban vermiştir. Hz. Abbas (a.s) o acıyı, o fazileti, onun sevabını ve ödülünü almak istedi.
Şimr, Hz. Abbas (a.s) ve kardeşlerine emanname getirmişti. “Hz. Hüseyin'in (a.s) gemisi batan gemidir. Gelin buraya, Yezid İmparatorluğu'na teslim olun. Siz komutan olursunuz orada. Bu batan geminin neferi olmayın” demişti. Hz. Abbas’da (a.s) onu yüzüne çırparak getireni de yazanı da lanetlemişti.
Hz. Hüseyin (a.s) neyin kurbanıdır? Bu dinin peygamberinin (s.a.v) oğlu olmanın kurbanıdır. Yezid buna açıkça demişti: “Eğer ben Muhammed'in (s.a.v), evladından Bedir'deki müşrik dedelerimin intikamını almazsam…” Demek neymiş bu mesele? Yezid'in Resul-i Ekrem'le (s.a.v) intikam meselesidir. Hz. Hüseyin (a.s) de tam da bu olmasın diye kurban oldu.
Bilhassa bizim ülkemizde, bizim milletimizde, Çin Seddi'nden Balkanlara kadar bu necip millet, soydaşları, gönüldaşları hangi kavimden olursa olsun Hz. Hüseyin'in (a.s) tarafındadır. Bu ülkede Yezid'i yoktur, hepsi Hüseyini’dir. Buna da çok şükür olsun. Duygularımız birdir.” dedi.
Anma programı kesilen pasta ve dağıtılan ihsan yemeği ile son buldu.
Yorumlar
Kalan Karakter: