Doğu’nun Çukurova’sı Iğdır’da tescilli coğrafi işaretli kayısının hasadı başladı. İklim şartları nedeniyle geciken hasatta üreticiler fiyat istikrarı için kooperatif istiyor.
Iğdır’da "Sarı Altın" Mesaisi Başladı: İklim Şartları Hasadı Geciktirdi, Üretici Kooperatif İstiyor!
Mikroklima iklimi ve verimli toprak yapısıyla "Doğu’nun Çukurova’sı" olarak nitelendirilen Iğdır’da, kentin en stratejik tarımsal markası olan ve halk arasında "sarı altın" olarak adlandırılan tescilli Iğdır kayısısının hasat sezonuna resmen start verildi. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte hummalı bir çalışma içine giren üreticiler ve mevsimlik tarım işçileri, dalından titizlikle topladıkları dünyaca ünlü kayısıları iç ve dış piyasaya sunmak için zamanla yarışıyor. Ancak bu yıl ilkbahar aylarında yaşanan yoğun yağışlar ve olumsuz hava koşulları, rekoltede düşüşe ve hasat takviminde sarkmaya neden oldu.
Şalak, Teberze ve Ordubat Dünyaya İhraç Ediliyor

Iğdır genelindeki dev kayısı bahçelerinde başlayan hasat hareketliliğinde; kendine has aroması, sıfır asit oranı ve sofralık kalitesiyle bilinen şalak, teberze ve ordubat cinsi kayısılar dalından toplanıyor. Özenle kasalanan ürünler, Türkiye içinde başta Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa ve Erzurum gibi metropollere sevk ediliyor. Kent ekonomisinin can damarı olan tescilli meyve, sınırları da aşarak Rusya, Ukrayna, Gürcistan, Nahçıvan ve Azerbaycan'ın başkenti Bakü’deki lüks market zincirlerinin raflarında yerini alıyor.
"10 Ton Beklerken 3-5 Ton Ürün Alabiliyoruz"
Kayısı üreticilerinden Aydın Mergen, bu yıl iklimsel faktörler nedeniyle verim kaybı yaşadıklarını ve maliyetlerin üreticiyi zorladığını belirtti. Bölgedeki yerel iş gücü yetersiz kaldığı için Bitlis, Şırnak ve Diyarbakır gibi çevre illerden mevsimlik işçiler getirdiklerini ifade eden Mergen, süreci şu sözlerle özetledi:
"Normal şartlarda her yıl haziran ayının 9-10'u gibi hasada başlardık. Ancak bu yıl aralıksız süren yağışlar ve dengesiz hava şartları nedeniyle hasat yaklaşık iki hafta gecikmeli başladı. Çiçeklenme döneminde yağan yoğun yağmurlar, arıların çalışmasını engelledi ve yeterli tozlanma gerçekleşmediği için meyve tutumu çok düşük kaldı. Bahçede 10 ton ürün beklerken ne yazık ki 3-5 ton civarında ürün alabiliyoruz. Ürünü daha dalındayken satın alıyoruz; gübre, ilaç, bakım ve işçilik giderlerini de üzerine eklediğimizde kâr marjımız oldukça aşağı düşüyor."
Fiyat İstikrarı İçin Kooperatifleşme Talebi

Ürünlerin tam değerini bulmamasından ve piyasadaki fiyat dalgalanmalarından dert yanan Mergen, kalıcı bir çözüm için devlet destekli bir yapı kurulmasını talep ederek, "Kayısı üreticileri ve hak sahipleri olarak bir kooperatif çatısı altında toplanmak istiyoruz. Eğer kurumsal bir kooperatif yapısı hayata geçirilirse hem üretici emeğinin karşılığını alır hem tüccar güvenle mal çeker hem de tüketici vatandaş daha makul fiyatlara taze meyveye ulaşır. Mart ayından bu yana gözümüz gibi baktığımız bu emeğin korunmasını istiyoruz" çağrısında bulundu.
"Taban Fiyat 80-85 Lira Bandında Oluşabilir"
Iğdır'da yaklaşık 14 yıldır kayısı ticareti ve ihracatı yapan tüccar Hasan Ali Kuz ise bu yıl genel anlamda meyve kalitesinin ve iriliğinin ihracat standartlarına çok uygun olduğunu ifade etti. İlkbahar soğuklarının bazı lokal bölgelerde zirai dona ve ürün kaybına yol açtığını anımsatan Kuz, fiyat öngörülerini paylaştı:
"Iğdır kayısısı çok dayanıklı bir yapıya sahip. Doğru tarım teknikleriyle toplanıp hijyenik tesislerde paketlendiğinde, soğuk hava depolarında kalitesini bozmadan 20-25 gün boyunca muhafaza edilebiliyor. İhracat tırlarımız varış noktalarına 6-7 günde ulaşıyor. Henüz piyasada net bir taban fiyat tam olarak oturmadı. Ancak büyük firmaların ve zincir marketlerin taleplerine göre piyasanın yön bulacağını düşünüyoruz. Benim şahsi tahminim ve beklendim, kilogram başına fiyatların 80-85 TL bandında seyredeceği yönündedir. Hem üreticimizi hem de biz tüccarları memnun edecek, sürdürülebilir bir sezon olmasını diliyorum."
Yorumlar
Kalan Karakter: