Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Müberra Hraloğlu, yaz sıcaklarında hızla bozulan tavuk döner, pilav ve mayonez gibi gıdalara karşı hayati uyarılarda bulundu.
Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte mikroorganizmaların gıdalarda üreme hızı tavan yaptı. Yaz aylarında hastanelerin acil servislerine başvuru nedenlerinin başında gelen gıda kaynaklı enfeksiyonlar ve havuz kaynaklı salgınlara karşı uzmanlardan çok ciddi uyarılar geldi. Biruni Üniversite Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Müberra Hraloğlu, özellikle açıkta satılan tavuk döner, tavuklu pilav ve kremalı yiyeceklerin ölümcül sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.
"Tavuk Döner, Tavuklu Pilav ve Mayonez Bakteri Yuvası Olabilir"
Yaz aylarında gıdaların saklama koşullarının hayati önem taşıdığını belirten Uzm. Dr. Müberra Hraloğlu, sıcak havalarda çok çabuk bozulan ve toksin üreten riskli gıdaları tek tek sıraladı. Tavuk döner, tavuklu pilav, sade pilav, mayonezli mezeler, kremalı pasta ve tatlıların yüksek sıcaklıkta birkaç saat içinde adeta bir bakteri yuvasına dönüşebileceğini ifade eden Hraloğlu, şu uyarılarda bulundu:
"Bu tarz gıdalar dış ortamda kesinlikle bekletilmemeli, hızlıca buzdolabına kaldırılmalıdır. Dışarıdan yemek satın alırken ise ucuzluğuna değil, hijyen şartlarına ve güvenilir, denetlenen işletmeler olmasına azami dikkat gösterilmelidir."
Yemekten Sonraki İlk 3 Saat Kritik!
Gıda zehirlenmesinin vücutta kendini gösterme sürelerine değinen Uzm. Dr. Hraloğlu, yemek yendikten sonraki ilk 3-4 saat içinde ya da ertesi güne kadar aniden gelişen bulantı, kusma ve ishal vakalarının doğrudan gıda zehirlenmesine işaret ettiğini söyledi. Yüksek ateş, ağızdan sıvı alınamayacak kadar şiddetli kusma veya durdurulamayan ağır ishal durumlarında, hastaneye başvuruda geç kalınmaması gerektiğinin altını çizdi.
Çocuklar ve Yaşlılar İçin Ölümcül Risk: Bilinçsiz Antibiyotik Kullanmayın
Sıvı kaybının özellikle belirli yaş gruplarında organ yetmezliğine kadar gidebilen hayati riskler doğurduğunu belirten Uzm. Dr. Müberra Hraloğlu, "Küçük çocuklar, yaşlılar ve kronik böbrek hastalarında gelişen sıvı kaybı, yerine konulmadığı takdirde hayati tehlike yaratır. İshal tedavisinin temel direği bol sıvı desteğidir. Halk arasında çok sık yapılan bir hata olarak her ishale antibiyotik başlanmamalıdır. Antibiyotik kullanımı mutlaka hekim kontrolünde olmalıdır" dedi.
"İshali Olanlar Havuza Adım Bile Atmamalı"
Yaz aylarında serinlemek isteyenlerin akın ettiği havuzlar hakkında da ezber bozan bir uyarıda bulunan Hraloğlu, ishal şikayeti olan kişilerin kesinlikle havuza girmemesi gerektiğini, aksi takdirde enfeksiyon etkeninin su yoluyla yüzlerce kişiye aynı anda bulaşabileceğini söyledi. Havuz suyunun kesinlikle yutulmaması, dalış esnasında dikkatli olunması ve havuzdan çıkar çıkmaz temiz suyla duş alınması durumunda göz, kulak ve mide enfeksiyonu risklerinin minimuma indirilebileceğini sözlerine ekledi.
Yorumlar
Kalan Karakter: