Gebelikte oruç tutma konusu, Ramazan ayının gelmesiyle birlikte anne adaylarının en çok merak ettiği soruların başında geliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Zeynep Banu Erdoğdu, bu sürecin tamamen bireysel bir değerlendirme gerektirdiğini ve mutlaka doktor onayıyla hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.
İHA'nın haberine göre Anne ve bebek sağlığının her şeyden önce geldiğini hatırlatan Dr. Erdoğdu, gebelik sürecindeki fiziksel değişimlerin oruç ibadetiyle nasıl dengelenebileceğine dair önemli bilgiler paylaştı.
En Uygun Dönem İkinci Trimester
Gebeliğin evrelerine göre oruç tutmanın etkilerinin değiştiğini belirten Dr. Erdoğdu, takvimsel olarak şu değerlendirmede bulundu:
-
İlk 3 Ay (1. Trimester): Bu dönemde yoğun bulantı ve kusmalar yaşanabildiği için sıvı kaybı riski yüksektir.
-
4, 5 ve 6. Aylar (2. Trimester): Vücudun gebeliğe en çok uyum sağladığı, bulantıların azaldığı bu dönem, oruç tutmak isteyen sağlıklı gebeler için en uygun zaman dilimi kabul edilir.
-
Son 3 Ay (3. Trimester): Bebeğin en hızlı kilo aldığı ve geliştiği, annenin enerji ihtiyacının zirve yaptığı bu dönemde oruç tutulması önerilmemektedir.
"Vücudunuzu Dinleyin ve Kendinizi Zorlamayın"
Oruç tutmaya karar veren anne adaylarının günlük yaşamlarında dikkat etmesi gereken temel noktaları sıralayan Erdoğdu, beslenme ve dinlenmenin kritik rol oynadığını ifade etti. Herhangi bir sağlık sorunu (şeker, tansiyon vb.) bulunmayan gebelerin günlük protein, kalori, vitamin ve özellikle sıvı ihtiyaçlarını iftar ile sahur arasında eksiksiz karşılamaları gerektiğini belirtti.
Sağlık Durumu Takibi Şart
Dr. Erdoğdu, anne adaylarına şu tavsiyelerde bulundu:
"Bulantı, kusma ya da ek bir sağlık sorunu bulunmayan anne adayları, kendilerini yormayacak şekilde günlük yaşamlarını sürdürmelidir. Ancak bu süreçte düzenli dinlenme ve uyku düzeninin korunması şarttır. Anne adaylarının vücutlarını dikkatle gözlemlemeleri ve herhangi bir halsizlik veya rahatsızlık hissettiklerinde kendilerini zorlamamaları hayati önem taşır."
Yorumlar
Kalan Karakter: