Erzurum’un Oltu ilçesinde yerin metrelerce altından büyük emeklerle çıkarılan Oltu taşı, yöre insanının geçim kaynağı olmaya devam ediyor. Topraktan çıktığında yumuşak olan ancak hava ile temas edince sertleşen bu özel maden, usta ellerde birer sanat eserine dönüşüyor.
İHA'nın haberine göre Heykeltıraş titizliğiyle çalışan zanaatkarlar, çifte su verilmiş bıçaklarla yonttukları taşı tebeşir tozu ve zeytinyağı ile cilalıyor. Iğdır ve çevre illerde de büyük ilgi gören Oltu taşı tesbihler, kullanıldıkça parlayan yapısıyla takı dünyasında "siyah kehribar" olarak anılıyor.
Bronz Çağı'ndan Kraliyet Saraylarına Uzanan Tarih
Geçmişi Bronz Çağı’na kadar dayanan Oltu taşı, Roma İmparatorluğu döneminde değerli mücevherlerin vazgeçilmezi olarak kullanıldı. 17. yüzyılda ilaç yapımında değerlendirilen bu fosilleşmiş reçine, en görkemli dönemini İngiltere Kraliçesi Viktorya’nın takı tercihleriyle yaşadı.
Günümüzde modern atölyelerde el çarklarıyla işlenen maden, işlenebilirliğini koruması için nemli ortamlarda veya su içerisinde muhafaza ediliyor. Statik elektriklenme özelliğiyle hafif cisimleri çekebilen bu nadide taş, gümüş işlemeli modelleriyle dünya pazarında yer buluyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: