Milyonlarca öğrencinin ter dökeceği YKS ve LGS öncesinde artan sınav kaygısına dair uzmanlardan önemli uyarılar geldi. Rehberlik Uzmanı Özcan Aladağ, kaygının tamamen yok edilmesinin mümkün olmadığını ancak doğru yöntemlerle kontrol altına alınarak akademik başarıya katkı sağlayabileceğini vurguladı.
İHA'nın ahberine göre Sınav kaygısını, öğrenilen bilgilerin sınav anında kullanılmasını engelleyen bir endişe durumu olarak tanımlayan Aladağ; yüksek başarı beklentisi, mükemmeliyetçilik ve sınavı hayatın merkezine koymanın bu duyguyu tetiklediğini belirtti. Kaygının sevinç veya öfke gibi doğal bir duygu olduğunun altını çizen uzman, sıfır kaygı yerine dengeli bir kaygı seviyesinin hedeflenmesi gerektiğini ifade etti. Karın ağrısı, terleme, titreme ve mide bulantısı gibi fiziksel belirtilerin yanı sıra başaramama korkusunun en büyük kaygı göstergesi olduğunu hatırlatan Aladağ, olumlu düşünme becerisinin ve hazırlık sürecine odaklanmanın bu süreci normalleştireceğini söyledi.
Öğrencilere uyku ve beslenme düzenine dikkat etmelerini, baharın gelişiyle birlikte hafif egzersizler ve nefes tekniklerinden faydalanmalarını öneren Aladağ, ebeveynlere de kritik görevler düştüğünü belirtti. Anne ve babaların çocuklarını başkalarıyla kıyaslamaktan kaçınması gerektiğini vurgulayan uzman, "Sınav sonucu ne olursa olsun aile bağlarının değişmeyeceği güvenini çocuğa vermek, kaygıyı yönetmedeki en güçlü silahtır" dedi. Uzmanlara göre, potansiyele uygun bir başarı beklentisi öğrencinin üzerindeki baskıyı azaltarak sınav performansını olumlu yönde etkiliyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: