TURİZM
Iğdır, üç ülkeye komşu etrafı görkemli dağlarla çevrili, vadilerin sessizliğinde, binlerce yıllık dönüşümden sonra tuzla yoğrulmuş şifalı mağarası, derin kanyonları, yine binlerce yıllık yürüyüş yollarındaki ayak izleri ile birlikte burada taş konuşur, su yol gösterir. Iğdır’da gezi boyunca tarihi ve doğal güzellikleri ile hem dinlenip hem de huzur bulacağınız, unutulmaz anılar biriktireceğiniz bir tatil merkezidir.
Son günlerde Iğdır, Çin’e kadar uzanacak demir yolunun gelecek olması, Ermenistan ve İran sınır kapılarının açılacak olmasının heyecanını yaşamaktadır. Bütün bu pozitif gelişmelerin yaşandığı şehrimizde özellikle tarihi, turistik alanların insan doğa ilişkisinin geliştirilmesi amacıyla, turizm yatırımlarının ve bunlara paralel turizm sektörü için kalifiye eleman yetiştirilmesi gibi eksikliklerin bir an önce giderilmesi gerekmektedir.
Elbette son yıllarda şehrimize önemli yatırımların yapıldığını ve yapılıyor olduğunu inkâr edemeyiz. Böylesine hızlı gelişmelerin olduğu bir dönemde aynı oranda hatta daha hızlı bir şekilde şehrin önümüzdeki on yıllardaki gelişimi de göz önüne alınarak bir an önce yetkili kurumlar tarafından eksikliklerin tespit edilip yatırımların hızlandırılması da gerekmektedir.
Turizm emek verilmesi gereken yoğun bir sektördür. Şurası unutulmamalıdır ki; hizmet kalitesi doğrudan o hizmeti veren eleman ya da ekibin bilgi ve donanımı ile ölçülebilir. Bu sebeple bu tür eğitimler, planlı ve çok katmanlı olmalıdır. İşte bu noktada Üniversite, İl Kültür Müdürlüğü, Ticaret ve Sanayi Odası gibi kamu kurumları ve ilgili STK’lar işbirliği ile ilimizdeki;
-
Tüm işletmelerin çalışanları hatta işletme sahipleri
-
Kamu çalışanları
-
İlköğretimden başlayarak tüm okulların öğretmen ve öğrencileri
-
Basın yayın kuruluşları
-
Dernekler
-
Muhtarlar ve çalışanları
gibi toplumun genelini kapsayacak seminerler düzenlenmelidir. Bu bilgileri halka gerekirse mahalle-köy muhtarlıkları çeşitli toplantılarla anlatmalı. Bu çalışmaları içeren el broşürleri, afişler vs. gibi duyurularla cadde ve sokaklarda bilinçlendirme kampanyasına dönüştürülmelidir.
En azından haftanın iki günü kamu araçları ile öğrenciler ve halk bu tarihi ve turistik yerlere götürülerek, gezilerle yerinde bilgilendirme yapılıp, tüm kesimler bilinçlendirilmelidir.
Yabancı dil ve sektörel kurslar açıp katılımcılara sertifika verilerek, gelecek dönemde turizm sektöründe iş yeri açacak olanlara ve sektör çalışanlarına diploma, sertifika zorunluluğu getirilmelidir.
Ülkemizde turizmden nasiplenemeyen bölgelere baktığımızda bu eğitimlerin eksikliği ilk öne çıkan unsurdur. Özellikle Ege’de yan yana aynı özelliklere sahip iki köyden birisinde turistten geçilmezken, diğerinde yolunu şaşıran turistten başka göremiyoruz. Bunun en önemli sebebi eğitimdir. Yaşadığı şehri gezmeyen, görmeyen, bilmeyen toplumun emin olun yaşadığı yere hiçbir katkısı olamaz.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
Kısacası turizmde eğitim önemlidir. Bir garsonun üslubu, bir resepsiyonistin dili ve tavrı, bir rehberin bilgisi, cadde ve sokakların temizliği yalnız oranın değil bir ülkenin imajını belirler. Eğitimli personel, eğitimli vatandaş; kültürel ve yerel değerleri doğru aktarır, çevre duyarlılığı yüksek olur, tartışma yerine güven oluşturur, ürünü markaya çevirir vs.
Şunu unutmayalım ki bir şehirde nesnel yatırımları para yapar, eğitim ise bunları itibara dönüştürür.
Yorumlar
Kalan Karakter: