Kafkas dağlarının doruklarında bir isim rüzgâr gibi dolaşır:
Kaçak Nebi.
1854 yılında Zengezur kazasının Aşağı Mollu köyünde —bugünkü Gubadlı kazası— doğdu. Yoksul bir ailenin çocuğuydu. Çarlık Rusyası’nın baskısı altında inleyen bir coğrafyada büyüdü. Genç yaşta haksızlığa uğradı; zulme eğilmedi. Tutuklanmak istendiğinde kaderine razı olmadı, dağlara çıktı.
O günden sonra Nebi, sıradan bir köylü değil; Kafkasya’nın asi vicdanı oldu. “Kaçak” dediler ona. Lakin bu kaçış korkudan değil, adalet arayışındandı. Yirmi yıl boyunca Rus Çarlığı’na ve yerel işbirlikçilere karşı dağlarda mücadele verdi. Onu arayan askerden çok, ona dua eden köylü vardı.
Anadolu’da Köroğlu nasıl zalime baş kaldırdıysa, Nebi de Kafkasya’da aynı ruhu kuşandı. Bu yüzden adına “Kafkasların Köroğlu’su” dendi.
Ve bu destanın bir de kadın sesi vardı: Hacer.
Sadece bir eş değil, bir yoldaş… Rivayetlere göre çatışmalarda Nebi’nin yanında yer aldı. Adı, Nebi’nin adından ayrı anılmadı. Çünkü bazı kadınlar tarihin kıyısında durmaz; destanın tam ortasında yer alır.
1896 yılı Mart ayında, Nebi, Kerbelâ ziyareti dönüşünde Türkiye–İran sınırında, Larni köyü civarında Rus ajanlarının kurduğu pusuda hayatını kaybetti. Fakat o gün toprağa düşen sadece bir beden oldu; adı efsaneye dönüştü.
Bugün Azerbaycan’da, Nahçıvan’da, Kars ve Iğdır yöresinde onun türküsü hâlâ söylenir. Halk dilinde “gağa” diye çağrılan o içli nida ile yankılanır dağlar:
Hacer’i Özünden Ay Kaçak Nebi
(Halk Türküsü – Azerbaycan varyantı)
Hacer’i özünden ay Koçak Nebi,
Dağlar duman aldı, yolun görünmez.
Boz at kişner gece yarısında,
Yiğidin derdini eller bilmez.
Ay gaka, ay Nebi, dağlar senindir,
Kurşun yarasıdır kader denindir.
Zalime eğilmez başın senindir,
Yiğidin namusu yerde kalınmaz.
Hacer seslenir sisli yamaca,
“Dön gel Nebi’m” der kanlı ağaca.
Bir destan yazıldı her bir ağaca,
Adın çağrılınca yürek silinmez.
Ay gaka, ay Nebi, adın dillerde,
Bir ateş yakılmış Kafkas ellerde.
Toprak seni aldı, kaldın gönüllerde,
Kaçak ölmez, destan ölmez.
Kafkasya’nın sert kayalıklarından Anadolu’nun boz rüzgârına uzanan bir hakikat vardır:
Zulme başkaldıranların hikâyesi susmaz.
Ve o hikâyenin adı,
Kaçak Nebi’dir.
Yorumlar
Kalan Karakter: