İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun bölgedeki askeri hareketliliğe ve İran’a yönelik saldırı planlarına ilişkin açıklamalarına sosyal medya üzerinden çok sert bir tepki gösterdi. Arakçi, Rubio’nun sözlerini ABD’nin İsrail adına savaşa girdiğinin açık bir kanıtı olarak nitelendirdi.
Arakçi: Sözde İran Tehdidi Hiçbir Zaman Yoktu
İHA'nın haberine göre Dışişleri Bakanı Arakçi, Rubio’nun ifadelerinin aslında malumu ilan etmek olduğunu savundu. ABD’nin kendi ulusal çıkarlarından ziyade İsrail’in öncelikleri doğrultusunda hareket ettiğini öne süren Arakçi, şu değerlendirmelerde bulundu:
Bay Rubio hepimizin bildiği bir şeyi itiraf etti: ABD, İsrail adına kendi tercihiyle bir savaşa girdi. Sözde bir İran ‘tehdidi’ hiçbir zaman yoktu. Hem Amerikalıların hem de İranlıların kanının dökülmesinden İsrail’i önceleyenler sorumludur. Amerikan halkı daha iyisini hak ediyor ve ülkelerini geri almalı.
Rubio: Önleyici Hareket Etmek Zorundaydık
Tartışmanın odağındaki isim olan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise daha önce yaptığı açıklamalarda, ABD varlıklarına yönelik "yakın bir tehdit" olduğunu iddia etmişti. Rubio, İsrail’in İran’a yönelik olası hamlelerinin bölgedeki Amerikan askerlerini doğrudan hedef haline getireceği istihbaratına sahip olduklarını belirterek savunmasını şu sözlerle kurmuştu:
Yakın tehdit, İran’a saldırılırsa; ki saldırıya uğrayacaklarına inanıyorduk; hemen bize saldıracak olmalarıydı. İsrail’in niyetlerinin farkındaydık ve bunun bizim için ne anlama geleceğini anlıyorduk. Karşılık vermeden önce orada oturup darbeyi göğüsleyecek değildik. Eğer önce onların bize saldırmasını bekleseydik, daha fazla kayıp yaşardık. Bize zarar vermelerini engellemek için önleyici davrandık.
Gerilimin Arka Planı
Rubio, ABD’nin hamlelerini bir "öz savunma" ve "önleyici saldırı" olarak tanımlarken; Tahran yönetimi bu durumu, Washington’ın Orta Doğu politikasının tamamen İsrail tarafından rehin alındığının bir kanıtı olarak görüyor. Arakçi’nin "Amerikan halkı ülkesini geri almalı" çağrısı, İran’ın ABD iç siyasetindeki İsrail etkisine yönelik eleştirilerinin dozunu artırdığını gösteriyor.
Bu diplomatik atışma, bölgedeki askeri hareketliliğin ve karşılıklı tehditlerin gölgesinde, Washington ve Tahran arasındaki uçurumun ne kadar derinleştiğini bir kez daha ortaya koydu.
Yorumlar
Kalan Karakter: