Ermenistan sınırında yer alan ve bölge halkı için büyük bir tehdit unsuru oluşturmaya devam eden Metsamor Nükleer Santrali, Iğdır’da düzenlenen kapsamlı bir panelde tüm yönleriyle ele alındı. Alanında uzman isimlerin katıldığı panelde, uluslararası kurumlara "acil ve ortak mücadele" çağrısı yapıldı.
Iğdır Üniversitesi 15 Temmuz Şehitleri Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen “Uluslararası Nükleer Tehlike: Metzamor” başlıklı panel; Iğdır Barosu, Ağrı-Kars-Ardahan-Iğdır Tabip Odası, Mersin Çevre ve Doğa Derneği ile Türkiye Çevre Platformu (TÜRÇEP) iş birliğiyle düzenlendi. Bölgenin çevre, tarım, hayvancılık ve halk sağlığı risklerinin masaya yatırıldığı etkinliğe katılım yoğun oldu.
Sınıra Sadece 16 Kilometre Mesafede!
Panelde paylaşılan verilere göre, Türkiye sınırına sadece 16 kilometre, Iğdır’a ise 30 kilometre mesafede bulunan Metsamor Nükleer Santrali, Çernobil’den sonra inşa edilen en tehlikeli ve teknolojisi en eski santrallerden biri olarak biliniyor.
Ekonomik ömrünü çoktan tamamlamış olmasına rağmen faaliyetine devam eden ve aktif bir deprem bölgesi üzerinde yer alan santral; başta Türkiye ve Ermenistan olmak üzere Nahçıvan, İran ve Azerbaycan’ı kapsayan geniş bir coğrafyada insan sağlığını ve doğal hayatı ciddi şekilde tehdit ediyor.
Uzman İsimler Riskleri Tek Tek Anlattı
Olası bir kaza ve sızıntı riskine karşı farkındalık yaratmayı amaçlayan panelde, alanında uzman akademisyenler ve çevre bilimciler önemli sunumlar yaptı:
Doç. Dr. Aysun Altıkat (Iğdır Üniversitesi): “Nükleer Enerjinin Çevresel Etkileri”
Prof. Dr. Hayrettin Kılıç (TURUNÇ Yeşil Düşünce Vakfı / New Jersey, ABD): “Metsamor Nükleer Santralinin Tehkeliri ve Geleceği”
Dr. Enver Yaser Küçükgül (Emekli Akademisyen, Çevre Bilimi ve Teknolojisi Uzmanı): “Ülkemizde Nükleer Radyasyon İzleme, Nükleer Atık Yönetimi ve İzlenimlerimiz”
Dr. İhsan Topaloğlu (Kars Kafkas Üniversitesi Öğretim Üyesi): “Nükleer Tesisler ve Halk Sağlığı”
Uluslararası Kamuoyuna Çağrı
Bölgenin geleceğini ve insan sağlığını doğrudan ilgilendiren hayati başlıkların ayrıntılarıyla ele alındığı panelde, bu sessiz tehlikeye karşı ulusal ve uluslararası kurumların zaman kaybetmeden harekete geçirilmesi gerektiği vurgulandı. Panel, sunumların ardından gerçekleştirilen soru-cevap bölümüyle sona erdi.
Yorumlar
Kalan Karakter: