Iğdır Üniversitesi ev sahipliğinde yürütülen "Doğa Benimle; Çevre Okuryazarıyım Her Yerde" projesi, TÜBİTAK 4004 programı kapsamında bu yıl dördüncü kez gerçekleştirildi.
İlk kez 2021 yılında başlayan ve Coğrafya Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Adem Yulu’nun yürütücülüğünü üstlendiği proje, aldığı düzenli desteklerle artık geleneksel hale geldi.
Türkiye´nin farklı üniversitelerinden gelen 24 lisans öğrencisi, Iğdır ve çevresinde bir hafta süren yoğun bir saha eğitimine katıldı.
İstanbul Teknik Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi ve Ardahan Üniversitesi gibi farklı kurumlardan akademisyenler de disiplinler arası eğitimlerle projeye bilimsel destek sağladı.
Saha çalışmaları kapsamında öğrenciler; biyolojik çeşitlilik, jeoloji, çevre ve kültürel miras konularını yerinde inceleme fırsatı buldu.
Ağrı Dağı eteklerinde Türkiye´nin kalıcı buzulları üzerinden iklim değişikliğinin etkilerini gözlemleyen katılımcılar, bölgedeki endemik türlerin korunması ve biyokaçakçılık konularında bilgilendirildi.
Karasu Çayı ve Aras Nehri boyunca sulak alan ekosistemlerini inceleyen ekip, Aras Kuş Araştırma Merkezi´nde de kuş halkalama çalışmalarını yakından takip etti.
Eğitimler sırasında çevre temizliği yapan ve doğadan topladıkları bitkilerle sabun üreten öğrenciler, çevre bilincine yönelik uygulamalı pratikler geliştirdi.
Projenin jeolojik ve kültürel ayağında ise Tuzluca Tuz Mağarası ziyaret edilerek alanın sağlık turizmi potansiyeli değerlendirildi.
Doğubayazıt İshak Paşa Sarayı, Karakoyunlu Ata Ocağı ve koç başlı mezar taşlarının bulunduğu alanlarda bölgenin tarihi ve mimari dokusu incelenirken sınır hatlarındaki Alican ve Dilucu sınır kapıları da ziyaret edildi.
Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Yeşilay ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü´nün de katkılarıyla etkinlikler hafta boyunca devam etti.
Marmara Üniversitesi lisan öğrencisi Semih Üstün, Doğa Benimle" Projesi kapsamından Iğdır’da olduklarını anlatarak, “Türkiye’nin en kurak iklimi görülen Iğdır’da Ağrı Dağı eteklerinde çok güzel bir sulak alandayız. Ağrı Dağı buzullarını görme fırsatımız oldu, İstanbul’dan gelmiş bir insan olarak, Doğu Anadolu’nun bu kadar güzel olacağının hiç beklemiyordum. Bu kadar sulak alanın ve çeşitliliğin olası beni gerçekten çok etkiledi. “ dedi.
Ankara Üniversitesi lisan öğrencisi Sinem Şimşek de, “Bu gün Ağrı Dağı eteklerindeki Ahura Vadisine geldik. Buranın hem jeolojik özelikleri aynı zamanda da tarihçesi hakkında da bilgi elde ettik. Bu benim için çok farklı ve eğitici bir deneyim oldu.” şeklinde konuştu.
Kastamonu Üniversitesi Gülkız Ekri de “TÜBİTAK destekli doğa projesine katılma fırsatı buldum. Şu an Ağrı Dağı’ndayım ve yaşadığım coğrafyadan bambaşka bir coğrafyadayım. Diğer katılımcı arkadaşlarım Türkiye’nin diğer uçlarından geldiler. Farklı hocalardan bu eğitimi almak bizi için çok güzel fırsat oldu. Okulda aldığımız eğitimi burada uygulamalı gördük, bu benim için iyi bir deneyim oldu. “şeklinde konuştu.
Doç. Dr. Adem Yulu, projenin sürdürülebilir bir yapıya kavuştuğunu belirterek bu başarıyı önümüzdeki yıllarda da devam ettirmeyi hedeflediklerini vurguladı.
Bu yıl 4. düzenlediklerini ifade eden Yulu etkinliğin farklı illerden 24 lisan öğrencesinin katılığının belirterek, “Ağrı Dağı, Karasu çayı, Tuz mağarası ve kuş gözlem merkezlerini kapsayan farklı rotasyonlarda faaliyet yaptık. Ayrı Türkiye farklı üniversitelilerden ve Iğdır Üniversitesinden akademisyenler kendi uzmanlık alanlarında uygulamalı çeşitli eğitimler verdiler. Özellikle iklim değişikliğin arttığı bu dönemde doğa eğitimlerinin kapsayan projelerin büyük önem taşıdığını düşünüyorum, gençlerin doğayı tanımaları ve çevreye karşı duyarlılık kazanmaları ve çevre okur yazarlık bilinçlerini gelişmesi en önemli bir hedefimiz olduğunu vurgulamak istiyorum.”
Yorumlar
Kalan Karakter: