Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen “Anadoludakiler: 81 İl 81 Ürün Programı” kapsamında Iğdır’ı temsil edecek stratejik ürün kayısı oldu. SERKA (Serhat Kalkınma Ajansı) öncülüğünde düzenlenen "Iğdır Kayısısı Çalıştayı" ile coğrafi işaretli bu eşsiz lezzetin katma değerini artıracak yeni nesil stratejiler masaya yatırıldı.
Hedef: Kısa Raf Ömrünü Endüstriyle Aşmak
Yıllık ortalama 40 bin ton üretim hacmiyle halihazırda Rusya ve Ukrayna gibi dış pazarlara ihraç edilen Iğdır kayısısının en büyük sorunu, hassas yapısı nedeniyle raf ömrünün kısa olması.
Iğdır Üniversitesi ev sahipliğinde; kamu, akademi ve sektör temsilcilerini buluşturan çalıştayda bu sorunu aşmak için şu yol haritası belirlendi: Meyvenin sadece taze tüketimle sınırlı kalmaması, Kurutma, reçel, marmelat ve çekirdek yağı gibi alternatif işleme yöntemleriyle sanayiye kazandırılması, Markalaşma ve yeni nesil pazarlama ile küresel pazarda tam rekabet sağlanması gibi konular masaya yatırıldı.
SERKA yetkilileri, Ağrı Dağı’nın gölgesinde ve Aras Nehri’nin bereketiyle yetişen Iğdır kayısısının kent için sadece bir meyve değil; yüksek ihracat potansiyeliyle stratejik ve kültürel bir değer olduğunu vurguladı.
SERKA Iğdır YDO Koordinatörü Ramazan Mutlu Doğaner, Bildiğiniz üzere kayısı Iğdır ilinde baharın gelişiyle beraber şehrin her tarafını bembeyaz bir çiçek örtüsüyle kaplıyor. Bu aslında dalından koparılan bir meyveden ziyade, insanların bir umudu, bir bereketi ve bu üründen elde ettiği ekonomik değeri de bizlere gösteriyor. Geçmişten günümüze coşkuyla düzenlediğimiz kayısı festivalleri de bu uyanışın, köklü kültürel kimliğin ve toplumsal hafızanın kutlamasıdır.”
Hedef: Rusya ve Ukrayna Pazarına İlaveten Küresel Markalaşma
Iğdır Kayısısının kültürel temsilinin yanı sıra yüksek bir ihracat potansiyeline sahip stratejik bir değer olduğunu vurgulayan Doğaner, sözlerini şöyle sürdürdü:
“2018 yılında coğrafi işareti alınan, yıllık ortalama 40 bin ton üretim hacmiyle halihazırda başta Rusya ve Ukrayna olmak üzere dış pazarlara gönderilen ürünümüz, dış ticarete konu olabilecek muazzam bir niteliğe haizdir. Ancak bu potansiyeli daha iyi kullanabilmek için sorunları tespit etmeli ve katma değer artışı yaratacak çözümler geliştirmeliyiz. Hassas yapısı nedeniyle raf ömrü kısa olan bu eşsiz lezzeti sadece taze tüketim pazarıyla sınırlı tutmayıp; kurutma, reçel, marmelat ve çekirdek yağı gibi alternatif işleme yöntemleriyle küresel pazarda çok daha rekabetçi bir konuma taşımak zorundayız. Hedefimiz, markalaşma ve pazarlama süreçlerini yeni nesil stratejilerle destekleyerek ürünün hak ettiği ekonomik değere ulaşmasını sağlamaktır.”
Doğaner konuşmasının sonunda desteklerinden ötürü Sanayi ve Teknoloji Bakanı’na, Iğdır Valisi’ne, şubat ayından bu yana program için titizlikle çalışan Iğdır YDO uzman personeli Oğuzhan Esatoğlu’na ve tüm iş birliği ortaklarına teşekkür ederek çalıştayın bölge tarımına ve tarıma dayalı imalat sanayisine hayırlı olmasını diledi.
Yorumlar
Kalan Karakter: