Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi’nde yayınlanan çarpıcı bir araştırma, Erzurum türkülerinin sadece birer müzik eseri değil, aynı zamanda şehrin ikliminden dağlarına, göç yollarından mutfak kültürüne kadar uzanan devasa birer coğrafi arşiv olduğunu kanıtladı. Akademisyen Adem Karaca tarafından TRT repertuarındaki 288 türkü incelenerek yapılan "Müzik Coğrafyası" analizi, bu otantik eserlerin okullarda ders materyali olarak kullanılabileceğini ortaya koydu.
Erzurum Türkülerinde Coğrafyanın Şifreleri Çözüldü: 288 Eser Bilimsel Mercek Altında
Halk kültürünün en önemli taşıyıcılarından olan türkülerin, doğup büyüdükleri toprakların coğrafi yapısını, iklimini ve sosyo-ekonomik hayatını birebir yansıtan birer yazılı olmayan belge olduğu bilimsel olarak kanıtlandı. Adem Karaca tarafından yürütülen ve Erzurum halk müziği külliyatını coğrafya bilimi penceresinden inceleyen kapsamlı bir araştırma, Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi’nde okuyucularıyla buluştu. "Manzarayı seslendirmek: Erzurum türkülerinde mekân temsiline yönelik bir müzik coğrafyası analizi" başlığını taşıyan akademik çalışma, Erzurum türkülerinin coğrafi unsurlar bakımından ne denli zengin emareler barındırdığını sistematik verilerle gözler önüne serdi.
288 Erzurum Türküsünün İçerik Haritası Çıkarıldı
Nitel araştırma modeli ve betimsel desen metodolojisine bağlı kalınarak gerçekleştirilen bilimsel çalışmada, TRT Türk Halk Müziği Sözlü Eserler Antolojisi’nde resmi kaydı bulunan tam 288 Erzurum türküsü satır satır incelendi. Doküman incelemesi ve içerik analizi yöntemlerinin kullanıldığı araştırmanın metodoloji kısmında şu ifadelere yer verildi:
"Türkülerimizin dizelerinde tespit edilen tüm coğrafi unsurlar; fiziki coğrafya, coğrafi astronomi, beşerî ve ekonomik coğrafya ile bölgesel coğrafya alt temalarına göre titizlikle sınıflandırılmış ve kelime frekansları betimsel olarak analiz edilmiştir. Elde edilen tüm somut emareler; Erzurum türkülerinin dağlar, çetin iklim şartları, bitki örtüsü, yabani ve evcil hayvanlar, göç hareketleri, yerleşim birimleri ile bölgedeki temel ekonomik faaliyetler gibi coğrafyanın çok disiplinli boyutlarına ilişkin zengin ve derin bilgiler içerdiğini göstermektedir."
Sert Karasal İklim Ve Engebeli Yapı Ezgilere Yansıdı
Araştırma sonuçlarına göre, türkülerde fiziki coğrafya temalarının son derece yüksek bir frekansta (sıklıkta) karşımıza çıkması, Erzurum’un deniz seviyesinden yüksek engebeli topografyası, dondurucu sert karasal iklimi ve geniş step/yüksek çayır ağırlıklı doğal çevre faktörleriyle kusursuz bir paralellik gösteriyor. Yani Erzurum insanı, penceresinden baktığında gördüğü heybetli dağları, aylarca kalkmayan karı ve uçsuz bucaksız ovaları doğrudan ezgilerine aktardı.
Beşerî ve ekonomik coğrafya boyutu incelendiğinde ise türkülerde; bölgenin köklü gelenek-görenekleri, meşhur yemek ve giyim kültürü, nüfus hareketlilikleri, temel geçim kaynakları olan tarım-hayvancılık ve kerpiç/taş mimari yapılara dair çok güçlü mekânsal temsiller bulundu. Bölgesel coğrafya açısından bakıldığında ise Erzurum’un tarih boyunca üstlendiği stratejik savunma rolü, kaleleri ve Doğu ile Batı arasında bir geçiş coğrafyası, ipek yolu güzergahı olması gibi tarihi gerçeklerin türkülerin ruhuna işlediği tespit edildi.
Eğitimde "Otantik Materyal" Olarak Kullanılabilir
Akademik çalışmanın sonuç bildirgesinde, Erzurum türkülerinin yöre coğrafyasını ve insan yaşamını aslına uygun biçimde yansıtan paha biçilemez bir sözlü kültürel arşiv niteliği taşıdığı vurgulandı. Bu müzikal izlerin; müzik coğrafyası, halk bilimi (folklor), coğrafya eğitimi ve sosyal bilgiler eğitimi alanları için disiplinler arası harika çıktılar sunduğuna dikkat çekildi. Uzmanlar, türkülerin bu zengin coğrafi ve sosyo-kültürel içeriği sayesinde okullarda, öğrencilerin konuyu daha iyi kavrayabilmesi adına otantik, eğlenceli ve etkili birer öğretim materyali olarak müfredata dahil edilebileceğine işaret etti.
Yorumlar
Kalan Karakter: