Kırıkkale’deki Büklükale kazılarında, Büyük İskender dönemine ait yerleşim izleri ile Hitit kraliyet ailesine işaret eden eşsiz tarihi eserler bulundu.
Anadolu'nun kalbinde binlerce yıllık tarihe ev sahipliği yapan Kırıkkale, arkeoloji dünyasını sarsacak dev bir keşfe sahne oldu. Karakeçili ilçesinde yer alan tarihi Büklükale mevkiinde yürütülen kazı çalışmalarında, dünya tarihine yön veren Büyük İskender dönemine ait yerleşim tabakaları tespit edildi. Stratejik konumuyla her dönem imparatorlukların iştahını kabartan antik kentte, Hitit kraliyet ailesinin izlerini taşıyan 4 bin yıllık çok özel mühürler ve tabletler de gün yüzüne çıkarıldı.
Japon Arkeolog Binlerce Yıllık Medeniyet Katmanlarını Çözüyor
Kızılırmak’ın hemen yanı başında, antik ticaret ve askeri geçiş yollarının merkezinde bulunan Büklükale’de kazı çalışmaları tam 17 yıldır kesintisiz sürüyor. Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü ekibi tarafından Doç. Dr. Kimiyoshi Matsumura başkanlığında titizlikle yürütülen kazılar, "Aşağı şehir" ve "Yukarı şehir" olmak üzere iki ana sahada devam ediyor.
Bölgedeki medeniyet katmanlarının adeta bir tarih kitabı gibi üst üste dizildiğini belirten Kazı Başkanı Doç. Dr. Matsumura, heyecan veren keşfi şu sözlerle aktardı:
"Büklükale, Ankara’nın yaklaşık 60 kilometre güneydoğusunda, Kızılırmak’ın stratejik geçiş noktasında yer alıyor. Burada yukarıdan aşağıya doğru muazzam bir kronolojik tarih var. En üst tabakada askerlerin de konakladığı Osmanlı dönemi yerleşimi yer alıyor. Onun hemen altında ise Helenistik Dönem’e, yani bizzat Büyük İskender dönemine ait yerleşim izlerini ve mimari yapıları tespit ettik. Daha alt tabakalarda ise Demir Çağı medeniyetleri bizi karşılıyor."
Kimmerler, Lidyalılar ve Frigler Aynı Surlarda Buluştu
Büklükale'deki kazılar, Anadolu'nun karanlık dönemlerine de ışık tutuyor. Doç. Dr. Matsumura, bölgede Ahameniş Persleri ve Lidyalıların yanı sıra Karadeniz’in kuzeyinden göç eden savaşçı kavim Kimmerlerin de izlerini bulduklarını açıkladı. Alanda yükselen devasa sur duvarlarının Kimmerler döneminde inşa edilmiş olabileceğini değerlendiren uzmanlar, daha derin katmanlarda ise Frig uygarlığının ayak izlerine ulaştı.
Hitit Sarayının Kapısı Bulundu: Gizemli Hayvan Figürlü Mühür!
Bu yılki saha çalışmalarında toprağın altından çıkarılan en dikkat çekici eser ise üzerinde iki gizemli hayvan figürünün yer aldığı tutamaklı bir damga mührü oldu. Mührün alt kısmında çok küçük deliklerden oluşan özel motifler yer alıyor. Uzmanlar, bu tip mühürlerin milattan önce 2’nci binyılın Karum Dönemi sonları ile Eski Hitit Dönemi arasında kullanıldığını belirtiyor.
Şimdiye kadar yapılan mimari incelemeler, bu alanda çok büyük bir Hitit saray kompleksinin giriş kapısının bulunduğunu tescilledi. Ayrıca kazılarda tarihi dönemi henüz netleşmeyen bronz iğneler, hayvan başlı kalıntılar ve mühür baskılı objeler de laboratuvar incelemesine alındı.
Dünyada Sadece 4 Yerde Var: Hitit Kraliyet Ailesinin Gizli Kenti
Büklükale'yi arkeoloji tarihinde eşsiz kılan en büyük detay ise daha önce bulunan çivi yazılı tabletler. Anadolu genelinde bugüne kadar yalnızca Hitit başkenti Hattuşa, Ortaköy ve Kayalıpınar'da (kraliyet ailesinin bizzat yaşadığı şehirler) tespit edilen kutsal Hurrice tabletler, dördüncü yerleşim yeri olarak Kırıkkale Büklükale'de ortaya çıkarıldı. Bu durum, Büklükale'nin sıradan bir antik kent değil, Hitit İmparatorluğu'nun en batıdaki gizli kraliyet merkezlerinden ve yönetim saraylarından biri olduğunu kesin olarak kanıtlıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinesindeki kazıların, ezber bozan yeni bulgularla devam etmesi bekleniyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: