Erzurum’da bir otelde çaycılık yapan 59 yaşındaki Hikmet Gündüz, usta sanatçı Orhan Gencebay’a olan hayranlığını tam 40 yıldır üzerinde taşıyor.
Erzurum’da Bir Ömür Orhan Gencebay Tarzı: 40 Yıldır "Orhan Baba" Olarak Yaşıyor
Günümüz dünyasında hızla değişen modern moda akımları ve spor giyim tarzı popülerliğini artırırken, Erzurum’da yaşayan 59 yaşındaki Hikmet Gündüz, usta sanatçı Orhan Gencebay’a olan sevgisiyle zamana adeta meydan okuyor. Çocuk yaşlarda gönül verdiği Orhan Gencebay’ın asaletini, giyim kuşamını ve asil duruşunu hayat felsefesi haline getiren Gündüz, yarım asra yaklaşan bu bağlılığıyla Erzurum sokaklarının neşesi ve kültürel bir simgesi haline gelmiş durumda.
40 Yıldır Jilet Gibi Takım Elbiselerle Geziyor
Erzurum’da doğup büyüyen, evli ve 3 çocuk babası olan Hikmet Gündüz, şimdilerde kentteki yerel bir otelde çaycılık yaparak geçimini sağlıyor. Onu tanımayanların bile sokakta gördüğünde dönüp bir daha baktığı Gündüz, usta sanatçı Orhan Gencebay’ın 1970 ve 1980’li yıllarda Türk sinemasına, albüm kapaklarına ve sahnelerine damga vuran ikonik giyim tarzını birebir uyguluyor. Geniş yakalı ceketleri, jilet gibi ütülü kumaş pantolonları ve kendine has kombinleriyle günümüzün spor kıyafetlerine kapısını tamamen kapatan Gündüz, "Artık çok alıştım. Spor kıyafet falan kesinlikle giyemiyorum. Bu şekilde devam ediyoruz" diyerek tarzına olan bağlılığını özetliyor.
Kıyafetlerini Özel Terzisine Diktiriyor
80’li yılların ikonik tekstil ürünlerini ve kalıplarını bugünün hazır giyim mağazalarında bulmanın imkansız olduğunu ifade eden Erzurumlu Orhan Baba, gardırobunun sırrını paylaştı. Giyim konusunda ciddi bir üretim sıkıntısı yaşadığını belirten Gündüz, çözümü nostaljik kesimleri çok iyi bilen özel bir terzide bulmuş. Kıyafetlerini tamamen özel dikim olarak hazırlattığını söyleyen Gündüz, "Bu tarz kıyafetler 1980’lerden sonra piyasadan kalktı. Ben elbiselerimi özel diktiriyorum. Sağ olsun özel bir terzim var. Telefon açıyorum, kalıplarıma göre hazırlıyor, gidip alıyorum" şeklinde konuşuyor.
"Otobüste, Çarşıda Herkes 'Orhan Baba' Diye Biat Ediyor"
Sadece Erzurum’da değil, yolunun düştüğü diğer şehirlerde de halkın yoğun ilgisiyle karşılaştığını dile getiren Hikmet Gündüz, insanların kendisine gerçek ismiyle değil, sanatçının lakabıyla seslendiğini belirtiyor. Gündüz, toplumsal yansımaları şu sözlerle anlatıyor:
"Otobüse bindiğimde, çarşıda pazarda gezdiğimde arkamdan hep ’Orhan Baba’ diye seslenirler. Çok fazla durdurup fotoğraf çektiren, muhabbet etmek isteyen oluyor. Tabii ki bir insanın anatomik veya yüz hatları olarak bir başkasına birebir benzemesi imkânsızdır ama ben onun giyim kuşamını, asaletini, topluma verdiği saygıyı çok sevdim. Ailem de artık benim bu kalıpta kalmama çok alıştı, her zaman saygıyla karşıladılar."
"Bu Tarz, Mert ve Hürmetli İnsanların Tarzıdır"
Üzerinde taşıdığı geniş yakalı takım elbiselerin sadece bir moda tercihinden ibaret olmadığını vurgulayan Hikmet Gündüz, bu duruşun eski Türk sinemasındaki o naif, saygılı ve mert insan zincirinin bir nişanesi olduğunu ifade ediyor. Orhan Gencebay’ın "Bilemezsin Ki" gibi zamansız eserlerinin ruhunu taşıdığını söyleyen Gündüz, konuşmasını şu anlamlı sözlerle tamamlıyor:
"Bu tarzda, bu çizgide kalan insanlar genelde terbiyeli, örf ve adetlerine sıkı sıkıya bağlı, ailesine düşkün, büyüklere hürmetli ve mert insanlar oluyor. O dönem eski Türk sinemasında da hep bu karakterleri, bu asil elbiseleri görürdük. Temiz, saygılı, ailesine ve sevdiklerine canını verecek kadar değer veren insanlar vardı. Biz de o yüzden o dönemin ahlakında ve kıyafetinde sabit kaldık. İnşallah ömrüm yettiğince böyle de devam edecek.
Orhan Baba’nın şarkılarının hepsi birbirinden değerli; garibana, öksüze, yetime, sevene, anneye, toplumun her kesimine hitap etmiş. Bazen oturup kendi kendime düşünüyor, ’Baba sen bu muazzam besteleri, bu müzikleri nasıl yaptın?’ diye hayret ediyorum. O bir ham maddeyi alıp sanata çevirmiş büyük bir enstrüman dâhisidir. En büyük hayalim ise henüz yüz yüze gelemediğim Orhan Gencebay ile bir gün mutlaka tanışıp elini öpmektir."
Yorumlar
Kalan Karakter: