Zulme Karşı Duruş, Sessizliğe Karşı İbret

Yayınlanma: 29.01.2026 15:00 Güncelleme: 29.01.2026 15:00

Araştırmacı yazar Rufat Gürel yazdı... "Zulme Karşı Duruş, Sessizliğe Karşı İbret"

ABD Başkanı Donald Trump, uluslararası hukuku hiçe sayıyor; hak, hukuk tanımıyor. En başta da Orta Doğu’ya, İslam âlemine ve özellikle İran’a düşman bir dil kullanıyor. “Sınırımı kendi aklım ve kendi ahlakım çizer” dercesine, uluslararası kuralları yok sayıyor. Yanına da İsrail’i almış, adeta mahalle kabadayısı gibi racon kesiyor. Avrupa, Rusya, Çin, Hindistan ve Birleşmiş Milletler ise kâğıttan kaplan misali. Elli yedi İslam ülkesi, iki milyarlık İslam âlemi arasında birlik ve beraberlik yok. Herkes “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” anlayışıyla suskun. ABD ve yanındaki “küçük enişte” İsrail, sabah akşam İran’ı tehdit ediyor. İran’ı dört bir yandan kuşatıp bölgeye askeri yığınak yapıyorlar. Yüce Allah her Firavun’a bir Musa gönderir. Bu zalimlerin Musa’sı da inşallah İran olur. İran, duruşu olan farklı bir ülkedir. Büyük bir devlet geleneğine ve tecrübesine sahiptir; tarihin en eski, kadim ve köklü devletlerinden biridir. Ordusunun teşkilatlanmasında Türklerin büyük payı vardır. İran ordusunda Ehl-i Beyt sevdalısı Mehmetçikler vardır. Ali Hamaney de, Mesut Pezeşkiyan da Türk’tür. İran, aşılması zor dağlarıyla dünyanın en engebeli ülkelerinden biridir. 93 milyonluk nüfusu, korkuyu Kerbelâ’da bırakmış gözü pek insanlardan oluşur. Belki servetleri yoktur ama bir duruşları vardır. İsrail 78, ABD ise yaklaşık 250 yıllık, zulüm ve emperyalizm üzerine kurulmuş devletlerdir. İran ise beş bin yıllık bir tarihe sahip, sınırları cetvelle değil kanla çizilmiş bir Türk-İslam devletidir. İran’ı oluşturan iki ana unsurdan biri Türklerdir ve ülkede yaklaşık 45 milyon Türk yaşamaktadır. İran’daki rejimin iyi ya da kötü olduğuna İran halkı karar verir. Düşmanın elinde büyük güç ve teknoloji olduğu doğrudur; fakat teknolojiyi kullanan da insandır. İnsan bir şeye inandığında başaramayacağı hiçbir şey yoktur. Hz. Muhammed (sav) tek başınaydı; İslam’ın kılıcı, sancağı ve imanı Hz. Ali’nin Zülfikâr’ı ve ilmi vardı. Kendilerinden kat kat güçlü ordulardan korktular mı? Korkmadılar. Bedir’de, Uhud’da, Hendek’te, Hayber’de destan yazdılar. İmam Hüseyin Kerbelâ’da Yezid’e aman dilemedi. Tarık bin Ziyad korksaydı gemilerini yakar mıydı? Kut’ül Amare’de Halil Kut, Kafkas Cephesi’nde Nuri Paşa, Çanakkale’de Mustafa Kemal Atatürk ve onun kahraman Mehmetçikleri; Hasan Tahsin, Nene Hatun, Şerife Bacı, Yahya Çavuş, Seyit Onbaşı ve milyonlarca kahraman Türk evladı korkmadı, yedi düvele meydan okudu. Güneşin doğup batmadığı denilen Büyük Britanya’ya ve onu destekleyen emperyalistlere geçit vermedi. Türkçede bir söz vardır: “Isıran it dişini göstermez.” İran sizin için son olabilir. O Ehl-i Beyt sevdalısı insanları dize getiremezsiniz. Havadan atıp tutmakla olmaz. Kara harekâtı olmadan İran’ı teslim alamazsınız; bu da sizin sonunuz olur. İran; Irak’a, Suriye’ye, Somali’ye, Vietnam’a benzemez. Akıllı olun, yoksa aklınızı alırlar. İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR Polonya Cumhurbaşkanı’nın eşi Agata Kornhauser-Duda, ülkesini ziyaret eden Donald Trump’ın uzattığı eli es geçerek önce Melania Trump’ın elini sıkmış ve bu tavrıyla tepkisini ortaya koymuştur. Kendisi bir lise öğretmenidir; babası Yahudi, annesi Polonyalıdır. Polonyalı Yahudi asıllı bir öğretmenin gösterdiği bu duruşu; sözde kâğıttan kaplan Avrupa, Rusya, Çin, Birleşmiş Milletler, İslam âlemi, Japonya ve 1,5 milyarlık Hindistan gösterememiştir. Belki çoğunuzun parası vardır ama duruşu yoktur. Hepinizi toplasanız bir Polonyalı bayan öğretmen kadar olamadınız. Zalime biat edilmez, aman dilenmez. Bugün sessiz kalanlar, yarın sıranın kendilerine geleceğini unutmamalıdır. Aramadığınız hakkınızla birlikte tahtınızı, ülkenizi, malınızı, canınızı ve namusunuzu kaybedersiniz. Yüce Allah mazlumların yardımcısı olsun; zalimleri de kahru perişan eylesin.

Devamını Okumak İçin Tıklayınız