Trabzon’da Roma Dönemine Ait Eşsiz Su Kanalı Keşfedildi

Yayınlanma: 04.03.2026 09:25 Güncelleme: 04.03.2026 10:00

Trabzon’un Çömlekçi Mahallesi’nde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları sırasında Roma dönemine tarihlenen ve Türkiye’de yapısal özellikleri bakımından benzeri bulunmayan devasa bir su kanalı ortaya çıkarıldı. Yaklaşık 300-400 metre uzunluğunda olduğu belirlenen tonozlu yapının incelenmesi için AFAD ekiplerinin gaz ölçümü desteğiyle Trabzon Müze Müdürlüğü ve Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden (KTÜ) uzman heyetler bölgeye sevk edildi.

Trabzon’un Çömlekçi Mahallesi’nde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları sırasında Roma dönemine tarihlenen ve Türkiye’de yapısal özellikleri bakımından benzeri bulunmayan devasa bir su kanalı ortaya çıkarıldı. Yaklaşık 300-400 metre uzunluğunda olduğu belirlenen tonozlu yapının incelenmesi için AFAD ekiplerinin gaz ölçümü desteğiyle Trabzon Müze Müdürlüğü ve Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden (KTÜ) uzman heyetler bölgeye sevk edildi. İHA'nın haberine göre Yüzeyin 1,5-2 metre derinliğinde yer alan kanalın Arafilboyu sapağından başlayarak eski Trabzon Limanı sahasına kadar uzandığı tespit edildi. Yapılan ölçümlerde kanalın 2 metre genişlik ve yüksekliğe sahip olduğu, merkezinde 1,20 metre genişliğinde su yolu, yanlarında ise yürüyüş sekilerinin bulunduğu anlaşıldı. KTÜ Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Yavuz kanalın işçilik ve malzeme özelliklerinin İmparator Traianus ve Hadrianus dönemlerine yani Erken Roma devrine işaret ettiğini belirtti. Uzmanlar bu yapının Türkiye’de Smyrna Antik Kenti ve İstanbul’daki örneklerinden mimari açıdan ayrıldığını ve ünik bir eser olduğunu vurguladı. Tarihi kanalın Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemlerinden itibaren yan duvarlarına açılan deliklerle kanalizasyon hattına dönüştürüldüğü ve günümüzde halen atık su akışı için kullanıldığı saptandı. İlk etapta içme suyu sağlamak veya limandaki gemilerin ihtiyacını karşılamak amacıyla inşa edildiği düşünülen yapının Gümüşhane’deki Satala Antik Kenti ile bağlantılı bir garnizona hizmet etmiş olabileceği değerlendiriliyor. Bölgedeki inşaat çalışmaları nedeniyle bazı noktaları hasar gören bu nitelikli yapının birinci derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmesi ve turizme kazandırılması hedefleniyor.

Devamını Okumak İçin Tıklayınız