Taşın Hafızası

Yayınlanma: 20.01.2026 14:46 Güncelleme: 20.01.2026 14:46

Şair - yazar Fatma Aras yazdı... "Taşın Hafızası"

Bazı şehirler konuşmaz. Ama susarak anlatır. Iğdır da öyle bir yer. Kaleleriyle, kümbetleriyle susar; biz duymayız. Bir kentin taşına bakın. Eğer yosun tutmuşsa, yalnızca nemden değildir; unutulmuştur. Eğer çatlamışsa, yalnızca zamandan değil; sahipsizliğindendir. Iğdır’ın kaleleri, kümbetleri birer yapı değil artık; bekleyen cümlelerdir. Tamamlanmamış, yarım bırakılmış, üstü örtülmüş cümleler… Her biri geçmişten bugüne uzanan bir “buradaydım” çığlığıdır. Ama biz ne yaptık? Yanından geçtik. Bakmadan geçtik. Adını bilmeden, hikâyesini sormadan geçtik. Oysa turizm dediğimiz şey, yalnızca otel ve yol değildir. Turizm, bir kentin kendine bakabilme cesaretidir. Önce aynaya bakacaksın; taşını tanıyacaksın, kümbetini bileceksin, kalene dokunacaksın. Bu yapılar restore edilmelidir, evet. Ama önce hatırlanmalıdır. Bir tabela değil yalnızca; bir anlatı, bir ses, bir rehber, bir çocuk merakı gerekir. Çünkü tarih, ilgisizlikten ölür. Ve bir şehir, geçmişini kaybederse geleceğini de sessizce yitirir. Iğdır’ın kaleleri yıkılmıyor aslında; biz içten içe çekiliyoruz onlardan. O kümbetler hâlâ ayakta çünkü hâlâ sabırlılar. Ama sabrın da bir tarihi vardır. Bir gün bu taşlar da susmaktan vazgeçerse, işte o gün gerçekten geç kalmış olacağız. İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR Bugün hâlâ zaman var. Taşın kalbini duymak için. Şehrin hafızasına sahip çıkmak için. Çünkü bu topraklar, unutulmayı değil, hatırlanmayı hak ediyor.

Devamını Okumak İçin Tıklayınız