Osmanlı’dan Günümüze Türk-Ermeni İlişkileri Üzerine Bir Değerlendirme
Araştırmacı yazar Rufat Gürel yazdı... "Osmanlı’dan Günümüze Türk-Ermeni İlişkileri Üzerine Bir Değerlendirme"
Ermeniler, tarih boyunca yaşadıkları pek çok toplumda sorunlu bir unsur olarak öne çıkmışlardır. Ermenilerin dağınık bir nüfus yapısına sahip olmalarının başlıca sebeplerinden biri, geçmişte İran, Bizans ve Osmanlı İmparatorlukları dönemlerinde çeşitli defalar zorunlu göçe tabi tutulmalarıdır. Nitekim Osmanlı öncesinde Bizans ve Sasaniler tarafından toplam altı kez tehcir edilmişlerdir. Türkler ile Ermeniler, yaklaşık bin yıl boyunca aynı coğrafyada birlikte yaşamışlardır. 1821 Mora İsyanı’ndan sonra Osmanlı Devleti’nde yaşayan gayrimüslim topluluklar arasında Ermeniler en ayrıcalıklı kesim hâline gelmiştir. Devletin en üst kademelerinde görev almışlar, Osmanlı yönetimi tarafından “Millet-i Sadıka” olarak adlandırılmışlardır. Askerlikten muaf tutulmaları sebebiyle Türk nüfusa kıyasla daha rahat bir yaşam sürmüş; eğitim, ticaret ve sanat alanlarında daha ileri bir konuma gelmişlerdir. Ermenilerin büyük bir bölümünün ad ve soyadları Türkçedir. Türkçede sınırlı sayıda Ermenice kökenli kelime bulunmasına karşın, Ermeni dilinde binlerce Türkçe kelime yer almaktadır. Bu durum, tarih boyunca Türk kültürünün Ermeni toplumu üzerindeki etkisini açıkça göstermektedir. Osmanlı Devleti güçlü olduğu dönemlerde Ermenilerle ciddi bir sorun yaşanmamış; Ermeniler cizye ve haraçlarını ödeyerek huzur içinde yaşamışlardır. Ancak devletin zayıfladığı, ordunun birçok cephede savaşmak zorunda kaldığı dönemlerde Ermeniler, başta Rusya olmak üzere emperyalist güçlerin etkisi altına girerek Osmanlı Devleti’ne karşı isyan etmişlerdir. Bu süreçte, aralarında üst düzey devlet görevlilerinin de bulunduğu yüz binlerce Türk ve Müslüman katledilmiştir. Bu gelişmeler üzerine 1915 yılında zorunlu ve şartlı Tehcir Kanunu uygulanmıştır. Rus desteğiyle, kadim Türk yurdu olan Batı Azerbaycan’daki İrevan Hanlığı topraklarında 1918 yılında Ermenistan Devleti kurulmuştur. Ancak Ermeniler, bu kuruluşun şartlarına uymamış; Azerbaycan topraklarını işgal ederek ülke yüzölçümünü genişletmişlerdir. Batı Zengezur’un işgaliyle Türk dünyasının kara bağlantısı kesilmiş, Karabağ ve çevresindeki Azerbaycan topraklarının yaklaşık yüzde 20’si işgal edilmiştir. Hocalı’da gerçekleştirilen katliamda binlerce Azerbaycan Türkü hayatını kaybetmiş ya da sakat kalmıştır. Bir milyondan fazla Azerbaycan Türkü zorunlu göçe maruz bırakılmış, işgal edilen bölgeler yaklaşık otuz yıl boyunca yağmalanmıştır. Türk milleti, sahip olduğu güç ve imkânlara rağmen tarih boyunca imha ve intikam yolunu tercih etmemiştir. Buna karşın Ermeniler, yaşadıkları devletlere ihanet etmiş; Anadolu’da ve Kafkasya’da ağır zulüm ve katliamlara imza atmışlardır. Bugün Ermenistan olarak adlandırılan yapı, büyük ölçüde Rusya’nın desteğiyle oluşturulmuş, askerî ve siyasi açıdan bağımlı bir devlettir. İşgal ettikleri bölgelerde Türk milletine ait tarihî, kültürel ve coğrafi mirası tahrip etmiş; Türkçe yer adlarını değiştirmişlerdir. Bu topraklardan sürülen milyonlarca Türk ve Müslüman bugün Azerbaycan, Türkiye ve İran’da yaşamaktadır. Ermeniler, sözde soykırım iddialarıyla Türkiye’yi uluslararası alanda baskı altına almaya çalışmış; ASALA ve PKK gibi terör örgütleri aracılığıyla diplomatlarımızı ve masum vatandaşlarımızı hedef almışlardır. Türk milleti büyük, sabırlı ve affedicidir. Ermenistan ile sınır kapılarının açılması ve ilişkilerin geliştirilmesi mümkündür. Ancak bunun için Ermenistan’ın sözde soykırım iddialarından vazgeçmesi, Türkiye ve Azerbaycan sınırlarını tanıması, anayasası ve tarih anlatılarındaki çarpıtmaları düzeltmesi, savaş sonrası anlaşmalara uyarak Zengezur Koridoru’nun açılmasını kabul etmesi ve Türkiye ile Azerbaycan’a yönelik düşmanca tutumdan vazgeçmesi gerekmektedir. Türk milletinin dili, dini, kültürü ve tarihi Ermenilerden farklıdır. Biz, farklılıkları zenginlik olarak gören köklü bir milletiz. Ancak sabrımızın da bir sınırı vardır. Dostlukla gelenle dost oluruz; düşmanlıkta ısrar edenlere karşı ise kararlı bir duruş sergileriz.