Kökbörü: Bozkırın At Üstünde Yazılan Destanı

Yayınlanma: 11.02.2026 15:30 Güncelleme: 11.02.2026 15:30

Araştırmacı yazar Fahrettin Alay yazdı... "Kökbörü: Bozkırın At Üstünde Yazılan Destanı"

Bozkır, sessiz görünür; ama hafızası gürültülüdür. Rüzgâr her estiğinde bir nal sesi taşır, her toz bulutu bir hatırayı kaldırır yerden. İşte Kökbörü, o hatıranın adıdır. Atın teriyle, insanın nefesiyle, toprağın sabrıyla yoğrulmuş kadim bir oyundur bu. Ne sadece bir spor, ne yalnızca bir eğlence… Kökbörü, bozkır insanının hayatta kalma iradesinin sahaya inmiş hâlidir. Adı Kurt, Ruhu Gök Kökbörü… Adını kurttan alır. Çünkü kurt, Türk’ün hafızasında yalnızca bir hayvan değildir; yol gösterendir, iz sürendir, gerektiğinde yalnız yürüyendir. “Kök” ise göktür, yüksektir, kutsaldır. Bu yüzden Kökbörü, yeryüzünde oynansa da göğe bakarak oynanır. Bu oyun, at ile insanın birbirine emanet olduğu çağlardan kalmadır. At sadece bir binek değil, binicinin yoldaşıdır. Binici sadece bir oyuncu değil, obasının onurudur. Bozkırda Doğan Mücadele Kökbörü’nün doğduğu zamanlarda takvim yoktu; ama tehlike vardı. Sınır çizgileri yoktu; ama hayatta kalma mücadelesi vardı. Avdan dönen erkekler, ele geçirilen ulak etrafında at üstünde mücadele ederken fark etmeden bir geleneği doğurdular. Bu oyun; savaşta düşmana yaklaşmayı, kaçarken yön değiştirmeyi, kalabalık içinde ayakta kalmayı öğretti insana. Yani Kökbörü, barış zamanında yapılan savaşın provasından başka bir şey değildir. Ulak ve Alın Teri Ortada bir ulak vardır. Ağırlığıyla insanın kolunu, mücadelesiyle yüreğini sınar. Ulağı kapmak güç ister, taşımak cesaret, hedefe ulaştırmak ise akıl. Atlar şahlanır, toprak kabarır, nefesler tutulur. Kimin kazandığından çok, kimin vazgeçmediği konuşulur sonunda. Çünkü bu oyunda geri çekilmek yoktur; yalnızca tutunmak vardır. Toplumun Aynası Kökbörü, tek başına oynanmaz. Bir obanın, bir soyun, bir geçmişin omuz omuza sahaya çıkışıdır. Seyreden yaşlılar geçmişi görür, gençler geleceği. Çocuklar atın ayak izinde kendilerine yol çizer. Bu yüzden Kökbörü düğünlerde oynanır, bayramlarda oynanır. Çünkü bu oyun, birlikte kalmanın hatırlatıcısıdır. Bugünden Yarına Uzanan Destan Zaman değişti, meydanlar genişledi, kurallar yazıya döküldü. Ama Kökbörü’nün özü değişmedi. Bugün Dünya Göçebe Oyunları’nda oynanan her Kökbörü müsabakası, aslında geçmişe atılan bir selamdır. UNESCO’nun listesine girdi belki; ama asıl yeri hâlâ bozkırın kalbidir. Son Söz Kökbörü, bir oyundan fazlasıdır. O, atın insanı taşıdığı değil; insanın tarihini taşıdığı bir yolculuktur. Bir ulak için verilen mücadelede, aslında kim olduğumuzu hatırlarız. Bozkır susar, Kökbörü konuşur. Ve konuştuğunda, yüzyıllar yankılanır.

Devamını Okumak İçin Tıklayınız