Iğdır’ın Şekerpancarıyla Yazılan Kayıp Hikayesi

Yayınlanma: 15.01.2026 09:21 Güncelleme: 15.01.2026 09:21

Araştırmacı yazar Rufat Gürel yazdı... "Iğdır’ın Şekerpancarıyla Yazılan Kayıp Hikayesi"

1956 yılında Erzurum’da şeker fabrikası açıldı. Ülkenin en kaliteli pamuğunu, tüccar ve kooperatifçilerin insafsızlığına ve ayak oyunlarına rağmen üreten Iğdır halkı, şekerpancarı ekimine teşvik edildi. Bu süreci 1984’te Ağrı, 1993’te ise Kars şeker fabrikalarının açılması izledi. Şekerpancarını Iğdır üretiyor, fabrikalar ise kilometrelerce uzakta kuruluyordu. 2008 yılında Ağrı ve Kars illerinde toplam 174.050 ton şekerpancarı üretilirken, Iğdır tek başına 224.158 ton üretmişti. Kars ve Ağrı’da toplam 4.540 hektarlık ekim alanına karşılık, Iğdır’da tek başına 4.200 hektar alanda pancar ekiliyordu. Yani şekerpancarını esasen Iğdır üretiyor, fabrikalar ise Erzurum, Kars ve Ağrı’da faaliyet gösteriyordu. Buna bir de şeker fabrikalarının özelleştirilmesi ve ekim alanlarına kota konulması eklenince, Iğdır bu önemli endüstriyel tarım ürününden mahrum kaldı. Son yüz yıl içinde Iğdır, geçiminde büyük yer tutan üzüm, ipekböcekçiligi, pamuk ve şeker pancarı üretiminden ve gelirinden geri kaldı. En kaliteli pamuğu üretirken, şekerpancarı uğruna bu üründen vazgeçti. Yaklaşık 60 yıl boyunca Iğdır halkı şeker pancarı ekti. Bu ürün; avans, çapa parası, şeker ve hayvan besisi için küspe demekti. Şeker pancarı son derece emek isteyen bir üründü. Çapası, sökümü, kesimi, taşınması… Her aşaması alın teri demekti. Bu sayede köylü, nakliyeci, kamyoncu, traktör sahibi para kazandı. Pancar ekerek ya da pancarda çalışarak pek çok insan sigortalı oldu, emekli oldu. Her köyden en az dört-beş kişi bu işle uğraşıyordu. Ekiminden sulamasına, hasadından nakliyesine kadar her aşaması zahmetli ama bereketliydi. Fabrikanın verdiği avanslar köylü için adeta can simidiydi. Küspesi hayvancılığa büyük katkı sağladı. Bir de fabrika Iğdır’da açılmış olsaydı, her şey çok daha farklı olurdu. Şeker pancarı denilince çocukluğum gözümün önüne gelir. Kağçıların seğahı, söğüt ve iğde ağaçlarına asılan neniler, su seneyleri, sabah akşam taşka… Traktör römorklarıyla çapa yapanların ve pazı kesenlerin çöle götürülüp getirilmesi… Bedelleşmeler, kantardan gün alınması, pazı yabasıyla römorkların yüklenmesi… Römorkların etrafına tahta çakılıp pancarların dizilerek yüklenmesi… Bazen römork tarlada batar, başka bir traktörle çekilerek çıkarılırdı. İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR Payız ayazında römorkun üstünde kantarda sıra beklemek, kapakları açmadan elle ya da pazı yabasıyla pancarı boşaltmak… Kantarda arka arkaya dizilmiş, arkasında bir, iki, üç römorkla bekleyen traktörler… Çocukken çölde şekerpancarından oyuncak araba yapardık. Eyvanda ekmek yapılan gün, tandıra akşamdan pazı koyardık. Pişmiş pancarın kokusu ve tadı hâlâ damağımdadır. Koskoca bir emek, koskoca bir kültür, koskoca bir yaşanmışlık… Şimdi masal oldu, hatıra oldu. Şekerpancarında çalışan, emeği geçen tüm kardeşlerime selam, sevgi ve saygılarımı gönderiyorum. Hoşça kalın, dostça kalın.

Devamını Okumak İçin Tıklayınız
#Iğdır #şeker pancarı