Iğdır’da ABD ve İsrail’e Sert Tepki: “Zulme Karşı Tek Yürek”
Iğdır Ehlibeyt Alimleri Derneği tarafından düzenlenen basın açıklamasında, ABD’nin İran’a yönelik tehditleri ve bölgedeki askeri yığınakları sert bir dille kınandı. Cuma namazı çıkışı toplanan kalabalık, “Zulme karşı sessiz kalmayacağız” mesajı verdi.
Iğdır Ehlibeyt Alimleri Derneği tarafından düzenlenen basın açıklamasında, ABD’nin İran’a yönelik tehditleri ve bölgedeki askeri yığınakları sert bir dille kınandı. Cuma namazı çıkışı toplanan kalabalık, “Zulme karşı sessiz kalmayacağız” mesajı verdi. Iğdır’da faaliyet gösteren Ehlibeyt Alimleri Derneği, son dönemde Orta Doğu’da tırmanan gerilime ve ABD’nin bölge politikalarına tepki göstermek amacıyla bir basın açıklaması gerçekleştirdi. H. Yusuf Hacer Camii önünde toplanan vatandaşlar ve din alimleri, İsrail ve ABD aleyhine sloganlar atarak bölgedeki askeri hareketliliğe dikkat çekti. “Tarih Tekerrür Ediyor: Günümüzün Firavunları” Dernek tarafından okunan ortak metinde, tarihsel bir vurgu yapılarak güncel siyasi olaylar dini referanslarla yorumlandı. Açıklamada, ABD ve İsrail yönetimi sert sözlerle eleştirilerek şu ifadelere yer verildi: “Geçmişte Nemrutların, Firavunların ve Yezidlerin sergilediği zulmü bugün modern dünyada ABD ve İsrail temsil etmektedir. Hiçbir hukuk tanımadan dünyada terör estiren bu yapılar, özellikle Filistin ve Gazze’de yürüttükleri soykırımla gerçek yüzlerini göstermişlerdir. Bugün bu modern Firavunların karşısında duran ‘Direniş Ekseni’ ise hakkın ve adaletin sesi olmaya devam edecektir.” Türkiye’nin Diplomatik Çabalarına Destek Iğdır Ehlibeyt Alimleri Derneği Başkanı Kurban Ulusöz, programda yaptığı konuşmada komşuluk hukukuna ve bölgesel birliğe vurgu yaptı. Türkiye’nin İran ile yürüttüğü diplomatik temasların önemine değinen Ulusöz şunları kaydetti: “Komşunun evinde yanan ateş, mutlaka bizim evimize de sıçrar. Türkiye’nin bugün İran ile yürüttüğü sağduyulu diplomasi ve iş birliği takdire şayandır. Bu, emperyalist güçlerin tuzaklarına düşmemek için hayati bir adımdır. Eğer İslam dünyası bir bütün olsaydı, bu sömürgeci güçler bölgemizde bu kadar rahat hareket edemezdi.” “Sessiz Kalmayacağız” Açıklamanın sonunda, bölgedeki Müslüman halkların ve gençlerin her türlü tehdide karşı tetikte olduğu belirtildi. Dini alim Veli Beder’in şehitler için okuduğu duaların ardından, Yapılan basın açıklamasında şunlar kaydedildi; Tarih tekerrürden ibarettir derler. Bu söz, aslında boş bir söz değildir. Çünkü tarihi yapan insandır. İnsan da ister binlerce yıl önce yaşasın ister şimdi, özellikleri ile aynı insandır. Bu nedenle tarihteki olaylara bakarak, şimdiki olayları yorumlamak ve ne olacağını kestirmek mümkündür. Aziz kitabımız Kur’an-ı Kerim, bu konuda bizlere eşsiz örnekler sunmaktadır. Tarihteki kibir abidesi zalimlerin ve onlara karşı korkusuzca direnen Hak ve adalet aşıklarının günümüzdeki yansımalarını şimdi de ayan beyan görmekteyiz. Tarihte Nemrut vardı ve karşısına Hz. İbrahim dikilmişti. Firavun “ben sizin rabbinizim, bana ibadet edip kul olacaksınız diyor ve akıl almaz zulümler sergiliyordu, karşısına Hz. Musa dikildi ve ilahi yardımla o kibir abidesini yer ile yeksan etti… Mekke müşrikleri, Ebu Cehiller, Ebu Süfyanlar vardı, karşılarına Hz. Muhammed çıktı, Yezid’in karşısına Hz. Hüseyin dikildi… Şimdi de günümüz Nemrutlarını, Firavunlarını, Ebu Cehillerini, Yezidlerini ABD, İsrail ve onların yandaşları, yani Trump, Netenyahu ve onların gönüllü köleleri olan Suud kralı, Ürdün kralı, Birleşik Arap Emirliklerinin emiri, Katar emiri, Bahreyn emiri gibi kişi ve ülkeler temsil etmektedirler. Trump gibi bir psikolojik özürlü manyak, kendisini Firavun ilan etmiş, hiçbir hukuku tanımadan dünyada terör estirmektedir. Netenyahu ve İsrail’i zaten yıllardır Filistin’e, Gazze’ye yaptıkları soykırımdan tanıyoruz. Bu hukuk tanımaz Firavunlar, ülkeler hukukunu hiçe sayarak tam bir eşkıyalık yapmakta ve maalesef adı Müslüman olan kimi devletlerin kendilerine kölelik etmesi nedeniyle de bu haydutluklarını sergileyebilmektedirler. Ama bu günümüz Firavunlarının karşısına da Hak ve adalet sevdalısı yiğitler çıkmaktadır elbette… Bugün “Direniş Ekseni” dediğimiz ve başını İran’ın çektiği Hak ve adalet aşıkları, Kerbela’daki gibi nice canlar feda ederek, az olmalarına bakmadan Hakkın sedası olmuşlardır. Bu nedenle de ABD ve İsrail’in ve de onların yandaşı münafıkların hedefindedirler. Trump, bahaneyi bahaneye katarak yanıbaşımızıdaki komşumuz İran’ı savaşla vurmaktan bahsediyor. Kendisine itaat etmeyenleri savaşla tehdit ediyor, Venezüella örneğinde olduğu gibi mafya usulü ile her şeyi kural tanımadan yapacağını ilan ediyor ve maalesef bunları dünyanın gözü önünde yapıyor. İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR Bizler, bu günümüz Firavunlarına karşı günümüz Hz. Musa’nın, Hz. İbrahim’in, Hz. Muhammed’in, İmam Ali’nin, İmam Hüseyin’in varisleri ile beraber olduğumuzu, Hak ve adalet aşıklarını asla yalnız bırakmayacağımızı ilan etmek, zalimi lanetlemek ve Hak’tan yana olduğumuzu ilan etmek için toplandık. Bu duruşumuzdan da asla taviz vermeyeceğiz. Ve inanıyoruz ki tarih yine tekerrür edecek, Firavun ve ordusu ilahi azapla yerle bir olacak, Hakkın zaferi güneş gibi ışıldayacaktır. Şehitlerin kanları yine zalimleri boğacaktır… Kahrolsun Amerika, Kahrolsun İsrail, Kahrolsun zalimler… Kalabalık grup sloganlar eşliğinde olaysız bir şekilde dağıldı.