ALİCAN SINIR KAPISI VE KARAKOYUNLU’NUN TARİHİ-JEOPOLİTİK ÖNEMİ

Yayınlanma: 13.01.2026 08:52 Güncelleme: 13.01.2026 08:52

Araştırmacı yazar Rufat Gürel yazdı... "ALİCAN SINIR KAPISI VE KARAKOYUNLU’NUN TARİHİ-JEOPOLİTİK ÖNEMİ"

Iğdır ili Karakoyunlu ilçesi Orta Alican köyü sınırları içinde bulunan Türkiye–Ermenistan Alican Sınır Kapısı’nın açılmasıyla ilgili çalışmaların devam ettiğini memnuniyetle takip ediyoruz. İnşallah bu gelişme, ülkemiz ve özellikle Iğdır için hayırlara vesile olur. Alican Köprüsü 1895 yılında Ruslar tarafından inşa edilmiş, Iğdır şose bir yol ile bu köprü üzerinden Erivan vilayetine bağlanmıştır. Rusların 89 yıllık işgalinin ardından 1917 Bolşevik İhtilali ile bölgeden çekilmeleri, bölgede büyük bir siyasi belirsizlik ve otorite boşluğu doğurmuştur. Bu süreçte, 1917–1920 yılları arasında Ermeniler tarafından Türk ve Müslüman halka yönelik büyük katliamlar ve soykırım yaşanmıştır. Kahraman ordumuz ve onun emrindeki milis kuvvetleri, 12 Kasım 1920’de Ermeni birliklerini Aras Nehri’nin kuzeyine atmış, Alican bölgesinde şiddetli çatışmalar yaşanmıştır. Geri çekilen Ermeniler Alican Köprüsü’nü yakmış, Şark Kahramanı Kazım Karabekir Paşa bölgeye gelerek birlikleri yerinde denetlemiştir. Iğdır, 14 Kasım 1920’de Ermeni işgalinden kurtarılmıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarında, 1920–1939 arasında Alican Sınır Kapısı Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında karşılıklı olarak açılmıştır. O dönemde Orta Alican köyü henüz yoktu; köy 1968 yılında Aras Nehri’nin taşkını sonrası kurulmuştur. Gümrük binası ise Koçkıran köyünde hizmet vermiştir. Bu kapıdan yapılan ticaret Iğdır ekonomisine önemli katkılar sağlamıştır. II. Dünya Savaşı sırasında Sovyetlerin Türkiye’den toprak talebinde bulunması üzerine kapı kapatılmış, 1993 yılında ise Ermenistan’ın Karabağ’ı işgali nedeniyle yeniden kapanmıştır. Karakoyunlu ilçesi, 1972’de belde, 1992’de ise Iğdır iline bağlı ilçe merkezi olmuştur. Coğrafi ve stratejik konumu son derece önemlidir. Alican Sınır Kapısı bu ilçe sınırları içinde bulunmakta, Nahçıvan Dilucu ve İran Borualan kapılarına giden yollar da bu ilçeden geçmektedir. İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR İlçe, iki mahalle ve 19 köyden oluşmakta; nüfus ve yüzölçümü bakımından Iğdır’ın en küçük ilçesidir. Verimli ve sulak topraklara sahip olmasına rağmen yoğun göç vermektedir. 2024 yılında nüfusu %2,90 oranında azalarak 380 kişi düşmüştür. Karakoyunlu, adını Karakoyunlu Devleti’nden alan, koç başlı mezar taşlarıyla süslü kadim bir Türk yurdudur. İlçe ve köy adları (Karakoyunlu, Kaçar, Bayat, Zülfikar, Yukarı, Orta, Aşağı Alican, Mürşitali, Seferkulu, Hüseyinkent vb.) Horasan’dan gelen Ehl-i Beyt mensubu Türk boylarının izlerini taşımaktadır. Ancak geçmişte Rus yönetimi döneminde, Taşburun, Alican, Mürşitali, Hakveyis, Pulur, Tacirli gibi birçok Türk köyü boşaltılmış; buralara İran ve başka bölgelerden Ermeniler yerleştirilmiştir. Böylece Türk ve Müslüman nüfus bilinçli baskılarla azaltılmaya çalışılmıştır. Bugün Karakoyunlu ilçesi, demiryolu geçmesine rağmen istasyon verilmemesi, Nahçıvan’a giden doğalgaz hattından faydalandırılmaması ve bu nedenle yaşanan hava kirliliği gibi sorunlarla da göç vermeye devam etmektedir. Orta Alican köyü ise 2014 yılında ayrı bir köy statüsü kazanmış, ancak 2024 itibarıyla nüfusu %9,41 oranında azalarak 19 kişi düşmüştür. Yakın zamanda açılması gündemde olan Alican Sınır Kapısı, mutlaka çok iyi planlanmalıdır. Ulaşım, konaklama, yeme-içme, alışveriş ve sosyal alanlar önceden hazırlanmazsa, kapı yalnızca transit geçilen ve bulunduğu yere sınırlı katkı sağlayan bir nokta olmaktan öteye gidemez. Temennimiz, Alican Sınır Kapısı’nın açılmasıyla Karakoyunlu’nun, Iğdır’ın ve ülkemizin ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan yeniden canlanması; bu kadim Türk yurdunun hak ettiği değeri görmesidir. Bu vesileyle, kapının hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Devamını Okumak İçin Tıklayınız
#Iğdır #Karakoyunlu #Alican Sınır Kapısı