Ağrı Dağı Milli Parkı’nda Kuş Gözlem ve Yemleme Etkinliği Düzenlendi
Türkiye’nin en büyük milli parkı olma özelliğini taşıyan Ağrı Dağı Milli Parkı sınırları içinde yer alan Karasu Sazlıkları, kuş gözlem ve yemleme etkinliğine ev sahipliği yaptı. Doğal yapısı ve zengin yaban hayatıyla dikkat çeken bölge, doğaseverlerden yoğun ilgi gördü.
Türkiye’nin en büyük milli parkı olma özelliğini taşıyan Ağrı Dağı Milli Parkı sınırları içinde yer alan Karasu Sazlıkları, kuş gözlem ve yemleme etkinliğine ev sahipliği yaptı. Doğal yapısı ve zengin yaban hayatıyla dikkat çeken bölge, doğaseverlerden yoğun ilgi gördü. Iğdır Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ile TEMA Vakfı Iğdır İl Temsilciliği iş birliğinde, “Yaban Hayatını Koruma ve Destekleme Faaliyeti” kapsamında Bulakbaşı mevkiinde düzenlenen etkinlikte, kuş gözlemi yapıldı ve yaban hayatı için yem bırakıldı. Karasu Sazlıkları Kuş Türleriyle Büyülüyor Etkinliğe katılan TEMA Vakfı Iğdır İl Temsilcisi Muhammet Turan, Karasu Sazlıkları’nın bölge için büyük önem taşıyan bir sulak alan olduğunu vurguladı. Turan, “Gönüllülerimiz ve Doğa Koruma ekipleriyle birlikte kuş gözlem ve yemleme etkinliği gerçekleştirdik. Ağrı Dağı’ndan eriyen kar ve buz sularıyla beslenen bu alan, çok sayıda kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Çocuklarımızla birlikte hem doğayı tanıdık hem de yaban hayatına katkı sunduk,” dedi. Gönüllülerden Bölgenin Tanıtımı Çağrısı Etkinliğe ilk kez katılan TEMA gönüllüsü Ceyda Cemre, Karasu Sazlıkları’nı ilk defa gördüğünü belirterek, “Burada daha önce hiç görmediğim kuş türlerini gözlemledim. Ağrı Dağı Milli Parkı’nın hem kuşlar hem de bitki örtüsü açısından ne kadar zengin olduğunu öğrendik. Çok keyifli ve öğretici bir deneyim oldu,” ifadelerini kullandı. Bir diğer gönüllü Adem Yaşa ise bölgenin yeterince tanıtılmadığına dikkat çekerek, “16 yıldır bu şehirde yaşıyorum ancak böyle bir doğal hazinenin varlığını yeni fark ettim. Karasu Sazlıkları gibi değerli alanların daha fazla tanıtılması gerekiyor,” dedi. Karasu Sazlıkları’nda düzenlenen kuş gözlem ve yemleme etkinliği, yaban hayatının korunmasının önemini bir kez daha hatırlatırken, bölgenin ekoturizm potansiyelini de gözler önüne serdi.