Ağrı Dağı Eteklerinde Kadim Bir Sınır Kalesi TARİHİ KIZILKALE

Yayınlanma: 20.02.2026 10:32 Güncelleme: 20.02.2026 10:32

Iğdır’ın Tuzluca ilçesinde, Türkiye–Ermenistan sınır hattında ve Aras Nehri vadisine hâkim kayalık bir tepe üzerinde yükselen bu kale, bölgenin çok katmanlı tarihinin önemli tanıklarından biridir.

Iğdır’ın Tuzluca ilçesinde, Türkiye–Ermenistan sınır hattında ve Aras Nehri vadisine hâkim kayalık bir tepe üzerinde yükselen bu kale, bölgenin çok katmanlı tarihinin önemli tanıklarından biridir. Stratejik konumu sayesinde tarih boyunca hem savunma hem gözetleme hem de yerleşim amacıyla kullanıldığı düşünülmektedir. Kalenin ilk inşa evresinin İskitler (Sakalar) dönemine kadar uzanabileceği tahmin edilmektedir. Bozkır kültürünün yüksek ve hâkim noktalara kurduğu savunma yapılarıyla benzerlik gösteren mimari özellikler, bu ihtimali güçlendirmektedir. Ancak İskitlerin kaleye zaman içerisinde hâkim olmuş olabileceği; yapının asıl uzun süreli ve düzenli kullanımının daha sonraki dönemlerde gerçekleştiği değerlendirilmektedir. Bölgede daha erken dönemlerde varlık gösteren Hurriler ve Kimmerler, bu coğrafyayı geçiş ve yerleşim alanı olarak kullanmış; ardından güçlü bir devlet kuran Urartular, Aras havzasındaki stratejik noktaları savunma ağına dâhil etmiştir. Kalenin konumu, Urartu askeri sistematiğiyle uyumlu bir noktadadır. Özellikle Albanlar (Kafkas Arnavutları) döneminde kalenin uzun süreli olarak kullanıldığı ve onarıldığı tahmin edilmektedir. Taş örgü tekniklerindeki bazı farklılıklar ve güçlendirme izleri, yapının bu dönemde tamir görmüş olabileceğine işaret etmektedir. Bu durum, kalenin yalnızca geçici bir askeri üs değil, dönem dönem sürekli iskâna açık bir merkez olduğunu göstermektedir. Orta Çağ’da bölgeye hâkim olan Oğuz Türkleri, kaleyi askeri amaçların yanı sıra kışlak olarak da kullanmış olabilirler. Yarı göçebe yaşam düzeninde korunaklı ve yüksek alanlar büyük önem taşımaktaydı. Daha sonraki süreçte Atabeyler ve Eldenizler (Azerbaycan Atabegleri) gibi Türk-İslam siyasi yapılarının da bölgedeki mevcut kaleleri stratejik amaçla değerlendirdiği bilinmektedir. Arka planda heybetiyle yükselen Ağrı Dağı ise bu kadim yapıya hem görsel bir ihtişam hem de tarihsel derinlik katmaktadır. Özetle Tuzluca sınır hattında yer alan bu kale; İlk temelleri İskit/Saka dönemine uzanabileceği düşünülen, Hurri, Kimmer ve Urartu hâkimiyet sahasında yer alan, Özellikle Albanlar döneminde uzun süreli kullanım ve onarım gördüğü tahmin edilen, Oğuzlar tarafından kışlak olarak değerlendirilmiş olabilecek, Atabeyler ve Eldenizler dönemlerinde stratejik önemini koruyan çok katmanlı bir tarih mirasıdır. Bugün harap durumda olsa da, Aras vadisine ve Ağrı Dağı’na bakan bu kale, Doğu Anadolu’nun binlerce yıllık kültürel sürekliliğini yansıtan sessiz bir hafıza mekânı niteliğindedir.

Devamını Okumak İçin Tıklayınız